Dünya

Silahlandırma sonucu: 1770 ölü


ABD, Almanya, İngiltere, Türkiye gibi ülkelerin gizli veya açık silah desteği ile Yemen’deki işgal harekatı sürüyor. Altyapısı, iş olanakları, suları, sağlık sistemi tahrip edilen Yemen’de, kolera salgınında ölü sayısı hızla artıyor

ABD, İngiltere ve Almanya, Suudi Arabistan’ı silahlandırma kararından vazgeçmezken, işgalin sürdüğü Yemen’de kolera salgını nedeniyle 27 Nisan’dan bu yana bin 770 kişi yaşamını yitirdi.

Yemen’de kolera salgını nedeniyle 27 Nisan’dan bu yana bin 770 kişi yaşamını yitirdi. Dünya Sağlık Örgütü’nden (World Health Organization-WHO) yapılan yazılı açıklamada, ülkenin 21 vilayetinde görülen kolera salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının bin 770’ye yükseldiği belirtildi. Açıklamada, 27 Nisan’dan bu yana tespit edilen şüpheli kolera vakasının ise, 338 bin 969 olduğu aktarıldı.

WHO, salı gün yaptığı açıklamada, salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısını bin 732 olarak açıklamıştı. Son veriler, bombardımanla sağlık, ekonomik altyapısı yok edilen ülkede, kolaranın hızla yayıldığını gösteriyor.

Yemen’de iki yıldan uzun süredir devam eden çatışmalar nedeniyle ülke içinde yerinden edilmiş yaklaşık 3 milyon kişinin, temiz içme suyu olmaması ve atıkların toplanamaması sonucu, hemen her gün koleraya yakalanma riski bulunuyor.

Yemen’de işgali sürdüren Suudi Arabistan, Mısır, BAE şemsiyesindeki ülkeler, Abdurabbu Mansur el-Hadi başkanlığında Şiilere karşı Sünni bir yönetim oluşturmaya çalışıyor. Bunun için hastaneler, taziye yerleri dahi bombalanıyor.

Trajedinin sorumluları

Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Sudan, Fas, Mısır, Ürdün gibi ülkeler, Şiiler yerine Sünni egemenliğinde yönetim oluşturmak için Husilere karşı Mart 2015’te hava operasyonlarına başlamıştı.

ABD Başkanı Barack Obama, askeri ve siyasi destek verdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu da, neo-Osmanlı rüyası çerçevesinde harekata destek verdi. 2012 ve 2013’te birkaç kez Türkiye’den giden silah gemileri yakalandı. Bazen bisküvi kutularında götürülüyordu silahlar. Türkiye’den yüklenen kargonun evraklarında ‘plastik ev malzemesi’ beyanı görülüyordu. Örneğin 2012 kasımında bisküvi kutularında 120 milyon dolar değerindeki 5 bin 412 silaha limanda el kondu. Silahları bulan ve kargoyu teslim almaya gelenlerin verdiği rüşveti reddeden Tuğgeneral Galip El-Hassani, kısa süre sonra ölü bulundu. Obama’dan sonra ABD Başkanı seçilen Donald Trump da, işgale desteği sürdürdü ve kısa süre önce Suudi Arabistan ile 100 milyar dolarlık anlaşma yaptı.

Birkaç gün önce de ARD’nin haberine göre, Almanya’da Angela Merkel hükümeti, Suudi Arabistan’a milyonlarca euroluk askeri araç ve teçhizat ihracatına onay verdi. Muhalefet, hükümeti sert şekilde eleştirirken, ihracat listesinde, 4 devriye botu, 110 tır ve 8,9 milyon euro tutarında askeri araç ve teçhizat yer aldığı belirtildi. Haberde, Mısır’a bir denizaltı ihracatına da onay verildiği ifade edildi. Almanya kararından hemen önce de Londra Yüksek Mahkemesi, Theresa May yönetimindeki İngiltere’nin Suudi Arabistan’a yönelik silah satışının ‘yasalara uygun’ olduğuna hükmetti. Mahkemenin kararı, Silah Ticareti Karşıtı Kampanya (CAAT), İngiltere’nin silah satışına devam etmesinin uluslararası yasaların bir ihlali olduğunu kaydetmiş ve CAAT yetkilisi Andrew Smith, “Büyük hayal kırıklığı yaratan bir karar. Temyize gideceğiz” demişti.

SANA