Rojava

İhanetin kararı Dukan’da alınmış


Kerkûk, Maxmur, Germiyan ve Şengal’in yanı sıra, birçok bölgeyi işgalcilere teslim eden KDP ve YNK’nin, geri çekilme kararını 15 Ekim günü Dukan’da, Fuad Masum ile yapılan toplantıda aldığı ortaya çıktı

Şengal, Giwara û Maxmur, Germiyan, Celewla, Xaneqin ve Başika’yı direnmeden Irak ordusu ve Haşdi Şabi’ye teslim eden peşmerge, dün de Musul’da kontrol ettiği Ninova’dan çekildi. Peşmergenin ellerinde bulundurduğu alanlardan bu denli hızlı çekilmesi, hatta bir kısım peşmergenin geri çekilmek istememesi, kafalarda bir dizi soru işareti bıraktı. KDP ve YNK geri çekilmenin sorumlusu olarak birbirini işaret ederken, ihanet kararının 15 Ekim Pazar günü Irak Cumhurbaşkanı Fuad Masum, KDP Genel Başkanı Mesud Barzani ile Mam Celal’in oğlu Pavel Talabani’nin yanı sıra, çok sayıda temsilcinin katıldığı Dukan toplantısında alındığı ortaya çıktı. Yapılan toplantının hemen ertesi günü ise; Kerkûk’e yönelik işgal planı devreye sokuldu. Irak ordusu ve Haşdi Şabi güçleri Kerkûk’e saldırırken; peşmergenin saldırı karşısında geri çekilmesi kararı alındı. YNK’nin siyasi rakiplerinden Goran Hareketi, önceki gün Kerkûk’ta peşmergenin Irak ordusu ve Haşdi Şabi karşısında çekilmesinin arkasında, 9 maddelik gizli bir anlaşmanın yattığını ileri sürmüştü. Yine Kasım Engin’in ANF’de yer alan yazısı da, bu iddiayı güçlendiriyor. Kasım Engin’in, saldırının tamamen planlı olduğunu vurguladığı yazısında, “Orta Alan denilen bölgede, Haşdî Şabî’nin kapsamlı bir saldırısı görülüyor. Bu saldırıların nereye kadar gideceği, -ya da Irak Ordusu da dahil- bu güçlerin nereye kadar gidecekleri, daha doğrusu nereye kadar girebilecekleri iznini aldıklarını, şimdilik kestirmek zor. Ancak bir anlaşma söz konusu. Ve bu anlaşmanın içerisinde KDP ve YNK başta olmak üzere, bilinen sömürgeci güçlerin yanı sıra, ABD de bulunmaktadır. Trump’ın, “Tarafsızız” söylemleri bu bağlamda boşuna değildir” dedi.

İhanet belgelerinde imzaları var

“Madem Kerkûk ve Orta Alan -onların deyimiyle 36. Paralelin güneyi- bırakılacaktı, hem de neredeyse tek mermi sıkmadan. O zaman neden devasa bir propaganda ile Bağımsızlık Referandumu’na gidildi?” diye soran Engin, şöyle devam etti: “Dukan’da KDP ve YNK’nin lider kadroları bir araya geldi. Yine Irak Cumhurbaşkanı Fuat Mahsum da hazırdı. Ekranlarda görebildiğimiz kadarıyla, herkes şen şakraktı. Böyle şen şakrak bir tablonun sonucu, Kerkûk’un düşüşü ve binlerce insanımızın yerlerini terk etmesi mi olacaktı?” Dukan’da Melle Bahtiyar ve Neçirvan Barzani, Fuat Mahsum’un gözetiminde Kerkûk ve diğer yerlerin, Irak rejimine bırakılmasının kararlaştırıldığını belirten Engin, şunları söyledi: “Büyük bir ihtimalle Fuat Mahsum, ‘Eğer Kerkük başta olmak üzere 36. paralelin güneyinde Kürtler çekilmez ise, ABD başta olmak üzere, birçok devletler arası güç desteğini çekecek, İran-Türkiye-Irak ortaklaşarak Kürtlere saldıracak’ demiştir. Çatışmadan yaşanan kaçışın altında yatan gerçeklik, Dukan’daki anlaşmadır. Ve bu anlaşmanın altında hem YNK’nin hem de KDP’nin imzaları vardır. Irak da bu anlaşmaya uyarak, öncelikli olarak resmi binalara ve kurumlara yönelmiştir. Rastgele girmemiş ve rastgele şimdilik de olsa çatışmalar çıkmamıştır.”

HABER MERKEZİ