Köşe yazarları

Katalonya’da ne olacak?


Önce bir bilgilendirme: Aslında İspanyol halkı diye bir şey yok! Ne demek mi istiyorum? Bugünkü İspanya’da yaşayan nüfusun yaklaşık üçte ikisini Kastilyalılar oluşturuyor. Onlar da ‘İspanyolca’ değil Kastilyaca konuşuyor aslında. İspanya’da Kastilyalılarla birlikte yaşayan Katalanlar ve Basklılar başta olmak üzere diğer halkların tümünü kapsayan bir isim olarak kullanılan “İspanyol”un kelime anlamı da madenciler. Zamanında Portekiz’e doğru olan ülkenin batısında bol maden varmış.

Bağımsızlık referandumu yapılan ve bunu yerel meclisinde konuşup, ilke olarak ilan edip, bağımsızlığa giden süreçte, Madrid hükümetiyle diyalog başlatmak isteyen Katalonya özerk yönetimine karşı İspanya’nın sağcı Başbakan Mariano Rajoy’un tehditleri sürüyor. Bu bilek güreşinin birkaç günde, haftada ya da yılda sona ermesi beklenmiyor; ancak ben size tarihten bir hatırlatma yapayım:
İspanya’nın 19. yüzyılda merkezileşme süreci bağlamında, Bask ülkesi ve Katalonya gibi özerk bölgelerin bazı yönetsel hakları ve imtiyazları ellerinden alındı. Fakat özerk bir bölge olan Baskların, asırlardır sahip oldukları bu ayrıcalıkların, ortadan kalkması, o zamana değin Kastilya’yla hiç sorunları olmayan Bask ülkesinde tepkilere yol açtı. Bask Milliyetçi Partisi (PNV), ülkeye otonomi kazandırmak amacıyla 1895 yılında kuruldu.

İspanya iç savaşının 1936 yılında başlamasına kadar PNV, Bask bölgesine ayrıcalıklar elde etme yönünde bazı başarılar sağladı. O dönemde Baskların, Katalanların yanı sıra referandum sonucu ilan ettikleri otonomi ve kurumları, Francocu güçler tarafından yıkıldı. Bask ulusal iradesi çiğnendi. Basklıların dili ve partileri yasaklandı, okulları kapatıldı, kitapları toplatıldı, heykelleri yakılıp-yıkıldı.

Bask ileri gelenleri tutuklandı, öldürüldü ya da sürgüne gönderildi. Bask ülkesi bir nevi askeri olarak işgal edildi ve faşist yönetimin tayin ettiği valilerce bir (iç) sömürge gibi yönetildi. Franco’nun baskıcı rejimi onları yeraltında siyasal örgütlenme kurmaya yöneltti. Böylece silahlı direniş örgütü olan ETA’nın doğuşu gerçekleşti. Silahlı mücadele uzun yıllar devam etti.

Size bütün bu yaşananlar, bir yerlerden tanıdık gelecektir. Ne diyelim; demek ki, pek yaratıcı bir yanları yokmuş bunların. Hep aynı taktikleri kullanıyorlar. Nitekim Rajoy da, daha muhalefetteyken başvurduğu Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararla, Katalonya’nın sahip olduğu özerklikteki kimi haklarının geri alınca, Katalanlar da “artık bu kadar da olmaz ki” diyerek, bağımsızlık referandumuna başvurmak zorunda kaldı.

Önümüzdeki dönemde, Katalonya bağımsız bir devlet olarak Avrupa tarihinde yerini alırsa, bunun nedeni olarak Katalonya’nın liderinden çok, İspanya’nın mevcut sağcı Başbakanı Rajoy’a fatura kesilecektir. Aynı ülkede birlikte yaşadığımız ve ayrılmak istemediğini defalarca ilan etmiş Kürtler de, Türkiye’den ayrılmak zorunda kalırsa, bunun müsebbibi olarak, tarihe bugünkü rejimin başındaki kişi geçecektir!