Bizi takip edin

Köşe yazarları

Dünyayı kurtaran adam öldü

->

-> 11

Kahramanlık filmlerini çok seyretmişsinizdir. Çoğu Hollywood menşeli ya da ondan apartılmış Çin malı çakma kahramanlardır. Bu kahramanlar öncelikle küçük bir don değişikliği ile, bu dondan kastım, bazen bir tişört üstünde adının baş harflerini yazan -hiç kendi adından feragat edip sevgilisininkini yazan görmedik mesela- uçunca arkasında rüzgardan savrulacak bir pelerinle ya da bedenini kuzuların sessizliği gibi sararak süper olanlardır. Biz daha çok milli hislerle süperi seyrederiz ama aslında kötüler de her zaman süperdir. Çünkü sonunda yenilseler de onların ne kadar çok süper olması, kahramanı ve onun galibiyetini beslediğinden, neredeyse kahraman kadar süperdirler.

Bu filmlerin bir diğer vazgeçilmez aynılığı, herkesin kahramanları seyrediyor olmasıdır. Yani sadece biz seyirciler değil, kötünün gazabına maruz kalanlar, bazen ve çoğu zaman sonunda kahramanın sevgilisi olacak güzel kadın dışında, diğer herkes sadece kahramanı seyreder ve sonunda kurtarılmış dünyanın yıkık dökük sahnelerinde alkışlamakla yetinirler. Dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtarmış, genellikle güzel kadını kapmış ve genellikle uçarak eski donuna geri döner. Süperler dünyasında biz normallere de bu seyirden geri kalan yere dökülmüş patlamış mısırların üzerine basa basa mesailerimize geri dönmek kalır.

Sizi bilmiyorum ama ben hiç böyle kahramanlara rastlamadım. Ancak geçenlerde hayatını kaybeden Sovyetler Birliği döneminde yarbay olan Stanislav Petrov gerçek bir kahramanmış. İroni yapmıyorum. Stanislav Petrov, yıllar sonra ortaya çıkan şeyler gösterdi ki büyük bir ihtimalle dünyayı kurtardı. Uydulardan gelen verilere göre, ABD’nin Sovyetler Birliği’ne füze gönderdiğine dair kesin işaretlerini alan Petrov, emirler ve talimatlara göre elinin altındaki nükleer silahları kullanma mekanizmalarını harekete geçireceğine, insan olduğu için, -tam anlamıyla insan olduğu için- makinelerin, uyduların, bilgisayarların dediğine göre kafalarına düşecek füzeleri bekledi. Onların yanıldığını tahmin etti ve düğmelere basmayarak, yani hiçbir şey yapmayarak dünyayı kurtardı.

Daha sonra yapılan bir araştırma, Sovyet uydularının bulutlardan yansıyan güneş ışınlarını kıtalararası füzelerin motorlarıyla birbirine karıştırdığını ortaya koydu. Yani basit bir uyduların gözüne güneş kaçması nedeniyle nükleer savaş başlayacaktı. Gerçek hayatın kahramanlığı, uydular, dijital dünyanın sinyalleri, makineler, rotatifler, emirler, talimatlar, diktatörlük konuşmaları, caka satmaları ve bu gülünç ve aşağılık şeylere uymamakla başlıyor çok muhtemel…

Ve bazen, her şeye rağmen, hiçbir şey yapmamak en radikal eylem…