Bizi takip edin

Köşe yazarları

Türkiye’deki Kürt karşıtlığı Güney’e de sıçrıyor

->

-> 20

KENDAL KARAKAYA

Referandum arifesinde Türkiye’nin “Kürt karşıtlığı tansiyonu” yükselmeye ve Güney Kürdistan’ı da kapsamaya başladı. Şimdiye kadar AKP ile ittifak halinde olan KDP’ye yakın Bas gazetesinin düzenlediği referandum etkinliği iptal edildi. KDP’li çevreler ise, Türkiye’den umudunu kesmiş değil.

Güney Kürdistan bölgesinde 25 Eylül tarihinde yapılacak olan referandum yaklaştıkça, bölgedeki tansiyon da yükseliyor. Irak hükümetinin “referandumun yapılamayacağı” yönündeki kararından sonra Türkiye de, 22 Eylül tarihinde konuyu görüşmek üzere, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı yapıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu toplantı ile Türkiye’nin konuya ilişkin kararını açıklayacaklarını bildirdi. Ancak Ankara’da şimdiye kadar KDP’nin dışında tuttulduğu Kürt karşıtlığı şimdi KDP ve Güney’i de içine katacak şekilde nüksetmeye başladı.

Yeni Şafak’ın felaket tellalığı

AKP’nin resmi yayın organı olarak kabul edilen Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, “Güney’deki referandum ve Rojava’daki gelişmeler üzerinden Türkiye’ye karşı yaklaşan felaketi” haber vererek, “bunun bir an önce engellenmesi” çağrısı yapıyor. Yine ulusalcı Sözcü, Aydınlık ile Yeniçağ, Yeni Asır gibi milliyetçi gazeteler, AKP basınıyla tam bir ittifak içerisinde.

Kürt karşıtlığına KDP dahil mi?

Bu konuda Türkiye’nin şimdiye kadar Rojava ve PKK’ye karşı yürüttüğü siyasete Güney’i de dahil etmeye yakın olduğunu gösteren kimi gelişmeler de ortaya çıkmaya başladı. Örneğin, yıllardır AKP’nin müttefik olarak kabul ettiği KDP’ye yakın çevrelerin Ankara’da yapmak istediği “Kürdistan Bölgesi Bağımsızlık Referandumu ve Türkiye-Kürdistan Bölgesi İlişkilerinin Geleceği” isimli konferans Ankara Valiliği tarafından yasaklandı. Valilik yasaklama kararında “Sözde Kürdistan” ifadelerini kullandı.

KDP, AKP’ye toz kondurmuyor

Ancak valiliğin bu yaklaşımına rağmen KDP’ye yakın çevreler, bu kararın milliyetçilerin dayatmalarından kaynaklandığını, AKP yönetiminin kötü bir niyetinin olmadığını söylüyor. Paneli organize eden Bas gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hamiyet Çelebi, panelin yasak kararının ağırlıklı olarak anlaştıkları otelden kaynaklandığını savunarak, “Dün bir grup Vatan Partili gidip orada protesto gösterisi yapmış. Kimi tehditler savurmuşlar. Otel polisi çağırmış, tedirgin olmuşlar ve bizim organizasyonu iptal ettiler” diyor. Çelebi’ye göre, valiliğin kararı bu dayatmalar üzerine alınmış “iyi niyetli” bir karar.

Kerkuki: AKP ile yakınlaştık

Türkiye’nin 22 Eylül’de referanduma ilişkin alacağı MGK kararı AKP’nin tutumunu resmileştirmesi bakımından önemli. Bas gazetesinin paneline davetli olarak Türkiye’ye gelen KDP’nin önemli isimlerinden Kemal Kerkuki, Türkiye’nin olumsuz bir karar almayacağı beklentisi içerisinde. Kerkuki’nin gerekçeleri ve açıklaması şöyle: “Güney Kürdistan halkının kendi kaderini belirleme hakkı var. Her şeye rağmen bu referandumu 25 Eylül’de gerçekleştireceğiz. Yine biz komşularımızla güzel, sıcak ilişkiler geliştirmek istiyoruz, Türkiye başta olmak üzere. AKP iş başına geldiği günden beri bizim Türkiye ile yakın ilişkilerimiz oldu. Özellikle ekonomik, siyasi olarak yakınlaştık.” MGK toplantısına da değinen Kerkuki, olumlu bir sonuç çıkmasını beklediklerini söyledi ve şöyle devam etti: “Türkiye’nin Kürt karşıtlığını yapmasını bu yönde karar almasını istemiyoruz. Türkiye önemli bir ülke bizim ekonomik, siyasi olarak birbirimize ihtiyacımız var. Türkiye şimdiye kadar herhangi bir zararımız Türkiye’ye dokunmadı. Bunu iyi biliyorlar. O yüzden olumsuz bir karar almalarını gerektiren bir şey yok.”

PSDK Başkanı: Türkiye desteklemeli

Güney’deki Kürdistan Sosyalist Demokrat Partisi Başkanı Hemê Heci Mahmut da, referandumun öncelikle Kürt halkını ilgilendirdiğini belirterek, “Referandum Kürt halkının kendi adına karar vermesidir. Bir halk için çözüm hakkımızı kullanmak istiyoruz. Umut ediyoruz ki, bu konuda Türkiye ve diğer komşu ülkeler bize yardımcı olurlar” dedi.

Ulusal Konferans acil ihtiyaç

Böylesine kritik bir süreçte Kürtlerin talep ettiği ulusal birliğe ilişkin soruları da yanıtlayan Mahmut, “Ulusal birlik bütün Kürt halkının talebidir, umut ediyoruz ki bütün siyasi oluşumlar bu talebi yerine getirsinler, bunun önünde engel olmasınlar. Kürt ulusal kongresi konusunda herhangi bir engel yok ve mutlaka yapılması lazım” dedi.

KDP’ye göre birliği halk istemeli

KDP’li Kerkuki ise, ulusal konferans talebine ilişkin biraz farklı düşünüyor. Toplumun taleplerini esas aldıklarını ileri süren Kerkuki, “Kürt halkı Kürtlerin siyasi oluşumlarından daha büyüktür daha doğru yaklaşıyor. Siyasi oluşumlar Kürt halkı karşısında küçük kalırlar. Kürt halkı ne derse onu yaparız” demekle yetindi.