Köşe yazarları

Kuzey Suriye Federasyonu seçimleri


Suriye coğrafyasında 7 yıldır ağır bir savaş yürütülüyor. Her tarafın ve her bir gücün farklı hesapları vardır. Bu savaştan en fazla zarar gören Suriye halkıdır. Bazı bölgeler rejimin egemenliğinde kalarak rejim güçlerine sığındılar. Böyle savunulduklarını sandılar. Özellikle Alevi bileşenleri. Biraz da kendini muhaliflerin egemenliğinde görerek umudunu ona bağladılar. Ancak birden kendilerini dışarıda görüp teslimiyetle yüz yüze gördüler.

Bazıları kaderlerinde DAİŞ’ın olduğunu ve onları kabullenin onlarla yürümek zorunda olduklarını söylediler. Bir kısım ise Suriye krizin başından beri kendi sistemini kurup, demokratik özerklik bölgeler gibi kendi kendini yönetmeye çabaladılar. Zor zorlu da olsa bu çabaların sonucunda bir sonuç alabildiler. Onun için bugün bu bölgelerde görüyoruz ki kendi yönetimlerin seçimleri için hazırlıklar yapıyorlar.

Herkes bu seçim çalışmalarından pek memnun değiller. Özellikle yerel egemen ve sömürge güçleri ile Suriye Rejimi. Oysa gerçekten Suriye rejimi krizin son bulmasını, DAIŞ’ın yok olmasını ve çete gurupların bu topraklardan temizlenmesini istiyorsa, o zaman federasyon seçimleri için sesiz olmalıdır.

Çünkü bu seçim sadece Kürtlerin seçimi değil. Bütün bölge halkların seçimidir. Bu yöntem ile kapatılan çözün yolunun önünü açmış olur. Yeni anayasanın inşası için hazırlıklar yapıyor ki üzerinde tartışmalar yürütsün. Sömürge güçler ise, onların ülkesine savaşın sıçramaması için, Suriye de çözümün yolunu açabilirler.

Ancak her şeyden önemlisi yerel halkların ve Kürtlerin tutumudur. Özellikle bağırıp çağıran ve Kürt davası için konuşup Güney referandumu için eylem yapan partiler, kendi hakkının karşısında duruyorlar. Biz bunun yıllardır onlarla hareket eden halkların tutumu olmadığın biliyoruz. Halklar, gönülden hak sahibi istiyor. Seçimlerin dışında kalmak istemiyor. Kendi temsilcilerini ve iradesini bu seçimlerle seçmek istiyorlar. Ancak bağırıp çağıran bu partilerin tutum onları sınırlıyor.

Dış güçler şimdiye kadar seçime karşı büyük bir ilgi gösteriyor. Herkes Suriye tarihinde bu seçimlerin tarihi bir adım olduğunu biliyor. Suriye’nin demokrasiye doğru ilerlemesi için önemli bir çaba olduğuna inandıkları için dikkatle izliyorlar. Bu seçim demokrasi kültürünü kökleştiriyor. Her kese kendini değiştirip dönüştürmesi için büyük bir cesaret veriyor. Bu seçimler, şimdiye kadar onlarca yıldır ömrünü muhafazakar siyaset içinde tüketen partileri, niçin değiştirip dönüştürmeye mecbur olduklarını gösterecek.

Bu öyle bir süreçtir ki kendini bu süreçte değiştirmeyen bir örgüt, tutulmayacak ve üzerinden es geçilecek. Durum buna doğru eviriliyor. Herkes Kürtlerin birliğinden konuşur. Toplumun gönülden birlik ve beraberlik istediğini biliyoruz. Partilerin tutumlarından birliğin tam gerçekliği ifade etmediğini biliyorlar. Yarı gerçek olarak görüyorlar. Gerçek birlik o ki halk kendi özgür geleceği yolunda özgürce karar verebilen partiye oy vermesidir. Eğer Suriye Rejimi, Türkiye ve İran bu seçimlerden bu kadar rahatsız ise o zaman bu çabanın doğru olup bir öze sahip olduğunu biliyoruz. Değiştiremedikleri bir değişim oluşuyor. Niye Kürtler katılmasın, niye geleceğini seçmesinler? Kürtlerin katılmaması için önlerinde hiçbir engel yoktur. Her kes özgür iradesi ve oyu ile sandık başına gidecek.

Rejim seçimlerinde, isteyip istemeyen mutlu mutsuz herkes sandık başına gidip seçmek zorunda idi. Bu seçimlerde herkes öneri hakkına sahiptir. Kim kimi isterse seçebilir. Niçin o partiler biz katılmıyoruz desinler. Eğer katılmasan o zaman kime katılacaksın. Dışarıdasın. İçenden haberin yok. Kendi insanların kararını kendi eliyle veremiyorsun. Çünkü halk bu durumu senden daya iyi bilir. Halk kimin halkların ve Kürtlerin hakkını daha iyi savunur senden daha iyi biliyor. Dışarıdan savunmak ile Kürt halkının hakları garanti altına alınamıyor. Birkaç açıklama ve birkaç söz ile Kürtler hak sahibi olamıyor. Sadece bu topraklarda atılan adımlar ve federasyon antlaşmaları Suriye anayasasında yer aldığı zaman o zaman hakların hakları garanti altına alınabilinir. Bu da somut ve pratik adımlarla oluşur.

Haklımız bu oyunlara karşı duyarlı ve bilinçli olmalıdır. Bazı kesimler onların yönünü başkaların kapılarına çevirip dilenci olmasını ister. En sonunda hiçbir hak sahibi olmamasını ve ellerinin boş olmasını ister. Tersine büyük bedellerle elde edilen değerler, kolay yok olmaz. Onun için her kesin korkusuz, kaygısız çıkarsız örgütlü bir şekilde sandık başına gitmesi gerekir. Kendi temsilcisini seçmesi gerekir.