Politika

İZMİR’DE DİRENİŞ RENGARENK


Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin ikinci gününe İzmir’in renkli yapısı damgasını vurdu. Ziyaretçi sınırlamasına rağmen sırasının gelmesini bekleyen yurttaşların yanında; işçiler, gençler, müzisyenler ve bir çok grup gece gündüz direnişe destek veriyor

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Amed, İstanbul ve Wan’dan sonra İzmir’e taşıdığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin ikinci gününde Gündoğdu Meydanı’nda Parti Sözcüsü Osman Baydemir açıklamalarda bulundu. AKP’nin insanlık değerlerini yakıp yıktığını belirten Baydemir, yapılanların AKP’nin iflasının bir göstergesi olduğunu ifade etti. Adaletsizlik ve vicdansızlıklara karşı nöbette olduklarını yineleyen Baydemir, 23 gündür adalet ve vicdan talebiyle nöbette olduklarını hatırlattı.

Nöbeti diğer görevi de darbeyi ortaya çıkarmak

Darbe girişimin üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Baydemir, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın darbe girişimini “Allah’ın lütfu” olarak değerlendirdiğini anımsatarak, “Darbeye lütuf diyenler bugün dut yemiş bülbül gibi susmuşlardır” diye konuştu. Medyanın hükümetin borazanlığını yaptığını vurgulayan Baydemir, “Hükümetin borazanı haline gelen medya hedef gösteriyor, pazarda satış yapan teyze alınıyor. Darbenin kilit noktası olan cemaati kim sızdırdı. OHAL getirenler, 4 Kasım’da vekillerimizi cezaevine koyanlar, KHK ile insanları rızkından edenler, bunlar yan yana gelindiğinde darbenin siyasi ayağının kim olduğunu gösteriyor. Adalet nöbetinin bir diğer görevi de darbeyi ortaya çıkarmaktır” dedi.

Gül’ün tespitini hatırlattı

Darbeyle AKP’nin adının daha fazla kirlettiğini kaydeden Baydemir, AKP’nin bu saatten sonra hukukun üstünlüğünü, adalet ve demokrasiyi bir tehlike olarak gördüğünü kaydetti. AKP’ye oy veren yurttaşlara da seslenen Baydemir, “Bırakın OHAL’i, Kürt coğrafyasını sıkıyönetimle yönetiyor. Batı’da da muhalefeti susturuyor. Gerçekten faşizmin şu andaki zulmüne ortak olmak istemiyorsanız, sizin de sesinizi yükseltmeniz gerekir. Sayın Gül AKP’nin kuruluş amacına geri dönmesi gerektiği tespitini yaptı. Çok doğru bir tespittir. Ama beklenti içinde olmak yanlıştır. Çünkü AKP’nin kendini, ülkeyi nasıl yönetmek istediği ortadadır. Yapma imkanına sahip olduğumuz ve yaptığımız her şeyden sorumlu oluruz. AKP’ye destek veren yurttaşlardan tutun siyasetçilere kadar bundan sonra susmayın. Aksi halde öyle bir noktaya gelecek ki harekete geçtiğinizde geç kalacaksınız. Biz daha fazla gecikmemek için bu adalet nöbetindeyiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’a 1 kuruşluk dava…

HDP’nin Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’a G-20 zirvesinde AKP Genel Başkanı Tayip Erdoğan tarafından “O kişi bir teröristtir” sözlerine değinen Baydemir, “Demirtaş, Erdoğan’a ‘Varsa bir iddian kamuoyuyla paylaş. Eğer ispatlamazsan yalancısın’ dedi. Aradan tam 36 gün geçti. Bir Cumhurbaşkanı’nın ispat etmesi için 36 gün yetmiyor mu? Eş genel başkanımız, ‘Sen iddianı sunmuyorsan suç işliyorsun ve iftiracısın’ dedi. 36 gün sonra manevi tazminat davası açtı. HDP’ye oy veren her vatandaş adına bir kuruşluk dava açıldı. Çünkü herkes kendi değeriyle karşılaşır” diye konuştu.

‘Kirlendiniz ve iflas ettiniz’

“Erdoğan bugüne kadar tek bir şeyi doğru söyledi” diyen Baydemir, “Rize’de Ayder Yaylası’nın kirletildiğini, rezil edildiğini söyledi. Evet, doğru söyledi. Siyaseti kirlettikleri gibi Ayder’i de kirlettiler. Sadece Ayder değil Dersim’de 3-4 gündür ormanlar yakılıyor. Kızılbaş Alevi kurumlarının tüm temsilcileri orada ve yangını söndürüyor. Onlara bin selam diyoruz. Sadece Alevi inancına düşmanlık yapmıyorsunuz. Bu hesap elbette geri dönecektir. Ayrıca insanlığın ortak değeri Hasankeyf Ilısu Barajı’na kurban edildi. Taş çatlasın ömrü 60 yıl olan baraja kurban edildi. Bugün dinamitlerle yıkılıyor. Ben sorarım; orada patlattığınız dinamitler ile Taliban’ın veya IŞİD’in Palmira’ya yaptığı saldırı arasında ne fark var. İşte kirlendiniz ve iflas ettiniz. Bunlar da onun göstergesidir” şeklinde konuştu.

‘İşkence yapanlar yargılanacak’

Hiç kimsenin suç işleme hürriyeti olmadığına değinen Baydemir, suç ve cinayet işleyenlerin de er ya da geç yargılandığını kaydetti. Baydemir, “Legal siyasette olan Sêvê Demir’in annesi aramızdadır. Kızı katledildi. Annesinin burada olması bir çağrıdır. İzmir’in göbeğinde katledilen Ekrem Kaçar’ın babası adalet istiyor. Ağrı Diyadin’de ekmek parası için fırını açmaya giden iki sabinin katilleri yargılanmasın diye Vali olayı kapattı. Suç olan talimatın gereğini yapmayın, bunun hesabı eninde sonunda hüsran olacaktır. Gün gelecek insanlık onuru işkenceyi yenecek ve Şemdinli’de de işkenceyi yapanlar yargılanacaklar” ifadelerine yer verdi.

Onlar mahkum olacak

Bütün insanı değerlerin saldırı altında olduğunu vurgulayan Baydemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “HDP tam da bu noktada daha fazla emeğin keneler tarafından emilmemesi için mücadele veriyor. Faşizm durmazsa her şeyi yapar. Vicdan ve adalet nöbetimiz bunun içindir. Faşizmi birlikte durdurmak içindir. Dün Gültan Kışanak ve Sabahat Tuncel’in duruşması vardı ve bir hiç uğruna yargılanıyorlar. Tıpkı ortaklarının 2009’da KCK Ana Davasında yaptığı gibi bugünde kendileri de siyasi soykırım operasyonu yapıyor. Bizler Gültan ve Sabahatlardan ilham alarak direniyoruz. Bir Anayasa Mahkemesi kimden çekinir de kararını açıklamaz. Demirtaşlar, Figenler ve siyasetçiler serbest kalacaklar ve onları yargılayanlar toplumun vicdanında mahkum olacaklar.”

Abluka enstrümanları engelleyemedi

İzmir Müzisyenler Derneği (İMD) üyelerinin nöbet ziyareti renkli sahneler oluşturdu. Enstrümanları ile nöbet alanına girmek isteyen müzisyenler polis engeline takılması üzerine nöbetteki vekiller alanın dışına çıktı. Daha sonra enstrümanlarını polis bariyerlerine bırakan müzisyenler alana girdi. Alanda ıslıkları ile ezgilerini sürdüren müzisyenlere vekiller de eşlik ederken, alanda bulunan boş su bidonları ve poşetlerle ritim tutularak türküler söylendi.

Çerkesler de direniş nöbetinde

Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin ziyaretçileri arasında yıllardır adalet arayışını sürdüren Çerkes halkının temsilcileri de yerini aldı. Çerkes Soykırımı ve sürgününün 153’üncü yıldönümünün hatırlatıldığı ziyarette, katliamların önüne adalet ve vicdan ile geçilebileceğini vurgulandı. Abhazyalı Çerkes Teyfik Ulukaptan, adaletin herkesi ilgilendirdiğini belirterek ,”Ana dili unutulmuş, asimile edilmiş Çerkesler olarak dilimize ve kimliğimize kavuşmak için Kürtler ile birlikte mücadele etmekteyiz” diye belirtti.

‘Alandan ayrılmayacağız’

Alana alınmadıkları için bariyerlerin arkasında nöbet tutmaya başlayan kadınlar duruma tepki göstererek, bir hafta boyunca taleplerini haykıracaklarını söylüyor. Nöbet eylemi boyunca alanda kalacağını belirten Lale Dilliğil, Meral Cankul ve Edibe Önal adlı kadınlar, “Bariyerlerin arkasında da olsak içerideki arkadaşlarla beraber mücadeleye devam edeceğiz” dedi. Kadınlar, nöbet boyunca alanda olacaklarını belirtti.

Sêvê Demir’in ailesi de nöbette

Şirnex’ın Silopiya ilçesinde sokağa çıkma yasakları döneminde Pakize Nayır ve Fatma Uyar ile birlikte öldürülen DBP Parti Meclisi (PM) üyesi Sêvê Demir’in annesi Sakine Demir ve babası Abdulaziz Demir de nöbeti ziyaret etti. HDP’nin adalet ve vicdan arayışına destek verdiğini, kendilerinin de toplumun geniş kesimi gibi adalet ve vicdan arayışında olduklarını belirten anne Sakine Demir, nöbeti sahiplenme çağrısında bulundu.

İZMİR / dihaber