Bizi takip edin

Köşe yazarları

Erdoğan Washington’da McGurk Rojava’da…

->

-> 16

Nihayet Türkiye Cumhurbaşkanı, ki zorla kendisini başkan yapan Recep Tayyip Erdoğan can attığı ABD ziyaretini gerçekleştirdi. Ziyaret sadece 22 dakika sürdü. 22 dakika süren bir ziyaretten alınabilecek sonuç birçok kesim tarafından değerlendiriliyor. Çok fazla ciddi sonuçlar ortaya çıkmadığı her halinden belli. Ama yine de derler ya Türkiye ve daha çok da Erdoğan bununla fazlasıyla övünecek. Büyük bir başarı sayacak. Ama şöyle bir halk deyimi var görünen köy kılavuz istemez diye. 22 dakika süren bir görüşmenin övünülecek, başarı sayılacak bir yanının olmadığı için kanıt göstermeye gerek yok kanımca.

ABD görüşme öncesi adımlarını attı. Uzun süreden beridir bekleyen YPG’ye ağır silah verme kararını Trump ziyaretten bir hafta önce imzalayarak mesajını verdi. Görüşmeden sonra yapılan ortak basın toplantısında da ABD’nin bu karardaki kararlılığı yansıdı. Zira Erdoğan YPG/PYD dedi, Trump ise Kore ile yaşadıkları sorunu dile getirdi. Bu da görüşmede herhangi bir sonucun alınmadığını gösteriyor.

Görüşmeden önce ABD’nin verdiği mesajlar görüşmenin gerçekleştiği gün de sürdü. Önceki gün Erdoğan Washington’a giderken, Obama’nın eski Trump döneminde de görevini devam ettiren Brett McGurk Rojava ve Kuzey Suriye’yi ziyaret etti. Ziyaretinde McGurk’un Rakka Sivil Meclisi ile görüşüp neredeyse onları resmi bir şekilde kabul edecekleri yönünde bilgiler de var. Sadece Sivil Meclis ile değil, sivil meclisin heyet olarak ilanında açıkladığı tüm heyetlerle görüştüğü yönünde bilgilerde var. Bu görüşmeden sonra önümüzdeki günlerde QSD ve YPG komutanları ile bir görüşme yapacağı belirtiliyor.

McGurk’un bu seferki ziyareti diğer tüm ziyaretlerden biraz daha farklı olduğu ortaya çıkıyor. Zira ilk defa askeri yetkililer dışında sivil, siyasi temsilci ve yetkililerle görüştüğü ortaya çıkıyor. O yüzden bu seferki ziyareti şimdiye kadar askeri ziyaret ile sınırlandırılan ilişki aşılarak siyasi ve sivil kurumlarla ilişki içine girildiğini gösteriyor. Bu durum aslında, Suriye konusundaki stratejik yaklaşımın adım adım uygulamaya konulduğunu gösteriyor. Bir anlamda ABD’nin şimdiye kadarki politikalarının sadece güncel ve geçici politikalar olmadığı aynı zamanda arkasında uzun süreli stratejik yaklaşımın olduğunu gösteriyor.

ABD’nin yeni yönetimi tarafından bu adımlar, 16 Mayıs’ta Erdoğan Washington’da iken atılıyor. McGurk’un bu tarihte Rojava ve Kuzey Suriye’de olması, askeri işbirliğinin yanı sıra siyasi ve kurumsal işbirliği temelinde adımların atılması, Erdoğan’ın ısrarla ABD’nin ilişkini kesmesini istediği YPG ve QSD ve Rakka Sivil Meclisi’ni ziyaret etmesi Erdoğan’ın politikalarının iflas ettiğini gösteriyor. İzlediği ve kabul ettirmeye çalıştığı politikalar ve planlarının nazikçe elinin tersiyle itilmesi demektir.

Bu da Erdoğan’ın ABD ziyaretinde aldığı, alabileceği sonucu gösteriyor aynı zamanda.

Elbette bu gelişmeler ve ABD’nin Rojava, Kuzey Suriye ile QSD ve YPG tutumu öyle rastgele ortaya çıkmış değil. Omurgasını YPG’nin oluşturduğu QSD güçlerinin başarısı, bu tutumun ortaya çıkmasının temel nedenidir. Yani direniş, DAİŞ ile mücadeledeki kararlılık, Suriye’nin birliği ve demokratikleşmesindeki ısrarın, bu gelişmelerin yaşanmasının temel nedeni olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz.

Zira, omurgasını YPG’nin oluşturduğu QSD güçlerinin başlattıkları Rakka’yı özgürleştirme hamlesi altıncı ayını geride bıraktı. Geçen altı aylık süre içinde yüzlerce köy, onlarca kasaba, belde ve ilçe DAİŞ çetelerinden temizlenerek özgürleştirildi. Özgürleştirilen köy, kasaba, belde ve alanlarda yüzbinlerce insan DAİŞ zulmünden kurtarıldı. En son stratejik öneme sahip Suriye’nin en büyük barajının olduğu ve Suriye enerjisinin neredeyse tamamının karşılandığı Tabka da özgürleştirildi. Kuzey Rakka cephesinde ise, QSD savaşçıları Rakka şehir merkezi sınırlarına dayandı. Şehir merkezindeki hedefler savaşçıların menziline girmiş durumda.

Son bir aylık operasyonla Rakka merkez başta olmak üzere Rakka’nın çevresinde DAİŞ’in olduğu köy ve kasabalardan yüz elli bin civarında insan göç ederek QSD güçlerinin denetimindeki alanlara geçti. QSD’nin özgürleştirdiği, DAİŞ zulmünden kurtardığı bu insanları Rakka Sivil Meclisi hemen hemen hiç imkanı olmamasına rağmen, zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Savaş halinde olmayan bir ülkenin dahi kolay kolay kaldıramayacağı bir yükü şimdi kaldırmaya çalışıyor. Ancak imkansızlıklardan ötürü bir insanlık dramının yaşandığını söylemek gerekir. Bu konuda çeşitli çağrılar oldu. En başta da ABD’ye bu çağrılar yapıldı. McGurk’un ziyaretinin bir nedeni de Rakka operasyonunun gidişatını yerinde görme, yine verilen göçmen rakamlarının doğru olup olmadığını gözlemlemek olduğunu söylemek yanlış olmaz. Zira MSD yaptığı açıklamalarla, Musul benzeri tedbirler alınmadan Rakka şehir merkezinin olamayacağı mesajlarını verdi. McGurk’un ziyaretinin ciddi siyasi mesajlar içermekle birlikte Rakka’ya ilişkin yeni plan ve çalışmalarla da ilgili olduğunu söylemek yanlış olmaz.