Köşe yazarları

Kıdem tazminatı yok ediliyor


Çalışanların kazanılmış hakkı olan ve onların hem iş güvencesine dolaylı katkı sunan, hem de gelecek kaygılarını kısmen azaltan bir uygulama olarak oluşturulmuş Kıdem Tazminatı, ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Bugünkü haliyle ciddi sıkıntıları içinde barındıran uygulamanın hızla iyileştirilmesi gerekirken, tam da AKP’den beklenildiği gibi, Kıdem Tazminatı tümden kaldırılarak, emekçilerin bir hakkı daha gasp edilecek.

İşsizlik sigortası fonu, varlık fonu, BES uygulaması gibi emekçilerin cari ve potansiyel haklarını, fon havuzları eliyle sermayenin kredi ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanan, bu sayede hem ekonominin içinde bulunduğu krizin daha da derinleşmesini öteleyebilen, hem de siyasetin kirli finansmanını sağlayabilen AKP, yeni bir fon mekanizması geliştirme peşinde.

Bugün kıdem tazminatı gerçek değerinin çok altında belirlenmektedir. Çalışanların büyük bir kısmının asgari ücretle bordrolandırıldığı düşünüldüğünde, Kıdem Tazminatı hakkının zaten önemli bir kısmı bu yolla yok edildiği görülecektir. Sermayenin düşük ücret nedeniyle toplumsal bir maliyet olarak vergi ziyanı yaratması bir yana, kişisel olarak da işçinin hakkını gasp etmesine devlet uzun yıllar boyunca göz yumdu. Ucuz emek politikası anlayışıyla sürekli olarak emekçiler aleyhine düzenlemelerin ‘ülkenin büyümesi ve kalkınması’ için tercih edilebileceği anlayışı aslında hep vardı. AKP bunu ultra neoliberal uygulamalarla olağan ötesi bir düzleme taşıdı.

Bordrolu çalışanların hak kayıplarının yanı sıra, kayıt dışı çalışanların durumu daha da vahim. Yine günü kurtarma anlayışıyla ekonomiye yaklaşan AKP, tüm iktidar döneminde kayıt dışılığa yol vererek adeta bir suç ekonomisinin gelişimine katkı sunmuştur. Düşük ücret, güvencesiz çalışma, işsiz kalma baskısı gibi güncel devasa sorunların ötesinde, emekçiler için geleceğe yönelik en önemli hak olan kıdem tazminatı gerçek anlamda söz konusu bile olamamıştır. Tüm bu sorunları gideren ve emekçilerin emeklilik günlerinin güvenceye almayı sağlayacak olan tazminatın, maddi değersizleşmesini önleyecek tedbirleri geliştirecek bir politika yerine, hatta bu haktan zaman içinde yoksun kalmışlara yönelik tazmin edici bir yaklaşımın da ele alınması gerekirken, bugün mevcut Kıdem Tazminatı ortadan kaldırılmaya çalışılmakta.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda ele alınacak olan Kıdem Tazminatı Fonu en kısa zamanda yasalaştırılmak isteniyor. İşverenin tüm yükümlülüklerinin ortadan kaldırmayı amaçlayan model, işverenin fona katkısını minimum düzeye çekerken, işçi çıkarmayı da olabildiğince kolaylaştıracaktır. Kısa süreli çalışmalara bile ödenen Kıdem Tazminatı, 15 yıllık çalışma koşuluna bağlanarak fondan yararlanmayı olanak dışına itmektedir.

Kıdem Tazminatı’nın kaldırılması, içinde yaşadığımız dönemin sonucudur. Sermaye faşizm koşularını bu tür düzenlemeler açısından önemli bir fırsata çevirir. İşveren çevrelerinin demokrasi çağrısında bulunmaları ne kadar sahici diye soracak olursanız, bu konuda ne düşündüklerinin öğrenerek sahici bir yanıta ulaşabilirsiniz. Demokrasi ve barış adil bir bölüşüm olmadan inşa edilemez. Yoksul halkların, emekçilerin olduğu bir toplumda ne barıştan ne de demokrasiden bahsetmek mümkün olacaktır. Halkların barış ve demokrasi mücadelesi adil paylaşım mücadelesinden ayı tutulamayacağını, demokratikleşme çabasının iktisadi demokratikleşmeyi de barındırmak zorunda olduğu unutulmamalı.