Bizi takip edin

Kadın

‘Bu dava kadınlara yönelik bir dava’

->

-> 5

HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’ın davasını izleyen Fransız Komünist Parti üyesi Lydia Samarbakh ile Alman Sol Parti üyesi Anne Wilhelm, bu davanın özgürlük mücadelesi veren kadınlara yönelik bir dava olduğunu söyledi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, 4 Kasım 2016 tarihinde HDP’ye yönelik başlatılan siyasi soykırım operasyonları kapsamında gözaltına alındı ve tutuklanarak Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklandıktan sonra 83 yıl hapis cezası istenen bir ana dava olmak üzere, hakkında toplamda 22 dava açıldı ve 1 müebbet ile birlikte toplam 192 yıl hapis cezası istendi.

Eşbaşkanlık sistemi ile birlikte Türkiye siyasetine kadınların sözünü ve iradesini taşıyan HDP’ye yönelik operasyonlar ve Figen Yüksekdağ ile birlikte birçok HDP’li kadın milletvekilinin tutuklanmasına kadın örgütlerinin yanı sıra Avrupalı kadın siyasetçiler de tepki gösterdi.

Gazete Şûjin’a konuşan Fransız Komünist Partisi üyesi Lydia Samarbakh ile Alman Sol Parti ve Dünya Kadın Konferansı üyesi Anne Wilhelm, Yüksekdağ’ın tutuklanmasının kadın kazanımlarına yönelik bir saldırı olduğunu belirtti.

Parlamenter de olsanız…

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalif tüm kesimleri bertaraf etmeye çalıştığını belirten Lydia Samarbakh, en güçlü muhalefet olmasından kaynaklı HDP’ye yönelik saldırıların daha fazla olduğuna vurgu yaptı. HDP Eşbaşkanı Yüksekdağ’ın tutuklanmasının ise özelde kadına yönelik tahammülsüzlük olduğuna dikkat çeken Samarbakh, “Dünyanın neresinde olursanız olun parlamenter de olsanız bir kadın olarak, erkek iktidarının saldırısına maruz kalıyorsunuz. Türkiye’deki durum biraz da bu” dedi.

HDP en fazla barışı savunan parti

Yüksekdağ’ın duruşmasını da izlediğini ifade eden Samarbakh şöyle devam etti: “İlk olarak bunu belirtmeliyim ki; bu siyasi bir dava. Hukuki hiçbir yanı yok. Mahkemenin kendisinin politik olduğunu söyledim. HDP bu ülkede en fazla barışı savunan, en fazla savaşın sona ermesi için mücadele eden parti ve o da bu partinin eşbaşkanı.”

‘Figen bir direniş sembolü’

Yüksedağ’ın davasını özgürlük mücadelesi veren kadınlara yönelik ‘bir saldırı’ olarak gördüğünü ifade eden Samarbakh, “Bu saldırılar, kadın haklarına ve özgürlüğüne inanmayan hükümetlerin, iktidarların bir parçası. Figen Yüksekdağ’ı da bu toplumun genelinin bir sembolü olarak görüyorum. Figen’i bir direniş sembolü olarak da görüyorum” dedi.

Demokratik bir hükümet yok

Alman Sol Parti ile Dünya Kadın Konferansı’ndan Anne Wilhelm ise, “Oldukça güçlü, militan bir kadın parlamenter olduğu için cezaevinde tutuluyor. Sivil ve demokratik haklar için, kadın hakları için mücadele eden bir siyasetçi ve cezaevinde tutulması için hiçbir gerekçe yok” dedi. “Burada demokratik bir hükümet yok, hatta faşist bir hükümet var” sözlerini ifade eden Wilhelm, Türkiye’nin şuanda içinden geçtiği süreci Almanya tarihine benzetti.

Birlikte yürümeliyiz

Kadınların mücadeleye devam etmesi gerektiğine dikkat çeken Wilhelm sözlerine şöyle devam etti: “Kadınların tüm dünyada en önde olduklarını görüyorum. Trump karşıtı gösterilerde ya da Polonya’da anti-sexsist gösterilerde en öndeydiler. Bugün burada kadınların çok iyi mücadele ettiklerini görüyorum. Ama tüm dünyada dayanışmayı daha da arttırmalıyız, birlikte yürümeliyiz, yalnız değil. Kadın hakları ve insan hakları için mücadele eden herkesle birlikte yürümeliyiz. HDP’li kadınlara oldukça saygı duyuyorum ve oldukça güçlü olduklarını düşünüyorum.”

ANKARA