Hak İhlalleri

Açlık grevi 63’üncü gününde: Çığlığa ses verin!


Cezaevlerindeki süresiz-dönüşümsüz açlık grevi 63’üncü gününde. Şakran Cezaevi’nde kalan tutsaklar gönderdikleri mektupta, ‘Çığlığımıza ses vermenizi istiyoruz. Sadece ses’ çağrısı yaptı

“PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, köylerdeki askeri operasyonların ve ablukanın sonlandırılması, cezaevlerinde devam eden hak ihlallerinin son bulması” talebiyle Şakran T Tipi başta olmak üzere birçok cezaevinde başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi 63’üncü gününe girdi. Açlık grevinde olan tutsakların sağlık durumlarının kötüleştiği ve taleplerinin hala kabul edilmediği öğrenildi.

Yoğun ihlallerin yaşandığı ve açlık grevinin kritik bir noktaya ulaştığı Şakran T2 bölümünde açlık grevinde bulunan tutsaklar, tahliye olan arkadaşları aracılığıyla gönderdikleri mektupta, cezaevindeki son durum hakkında bilgi paylaştı.

Tutsakların mektubunda şu ifadeler kaydedildi:

‘Tecride sessiz kalamazdık’

“Öcalan’a uygulanan gayr-i ahlaki, hukuk dışı olan tecrit içerisinde tecrit politikası, yaşamın yaşanabilirliliği için gerekli olan anlam ve değerliliğine bir saldırı olduğu gibi, varoluş sebebimizin de kabul edemeyeceği bir uygulamadır. Darbe girişimi sonrası kaotik ortamda uygulanan tecrit, vicdansızlık ve insanlık dışı en koyu ve uç noktasına vardırılmıştır. Ama buna paralel Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlüğünü biricik varoluş sebebi olarak addetmiş olan bizlerin de, bu çirkin tecrit politikasına karşı daha fazla sabrımızın kalmadığını belirtiriz. Bizler, artık bu duruma sessiz kalabilecek, bu durumla yaşayabilecek noktada değiliz. Bizler için yaşam, ancak önderliğimizin sessiyle anlamlı ve yaşanılabilirdir.

Onur kırıcı uygulamalar

Darbe girişiminden sonra Öcalan üzerinde koyulaştırılan tecrit politikası, PKK ve PAJK’lıların bulunduğu tüm cezaevlerine her türlü yasaklama, kısıtlama ve onur kırıcı uygulamamalar bir biçimde yansımıştır. Adalet Bakanlığı’ndan gelen hak sınırlayıcı genelgeler yetmezmiş gibi cezaevi idareleri de ilgili tüm hususları ve var olan mevzuat ve iç yönetmelikleri sonuna kadar aleyhimize kullanarak sonsuz mağduriyetlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Keza kelepçeli tedavi, hastane sevklerine götürmeyiş veya geç götürüş, kronik ve akut hastalıkları olan arkadaşlarımızın tedavisi aksatılması veya yapılmaması, hastalığın gerektirdiklerinin karşılanmaması gibi durumlarda, durumumuzun sağlık boyutunu oluşturmaktadır.

Ailelere taciz ve hakaret yapıldı

Bunlarla beraber, son süreçte tüm cezaevlerinde onur kırıcı söylem ve uygulamalar 1980 sürecini yaşatır durumda; kimlik taşıttırma, çıplak arama adı altında odaları talan etme, siyasal kimliğimize söylemsel saldırılarda bulunma ve psikolojik işkencenin yanı sıra bazı cezaevlerinde fiziki işkence tutsaklara yapılmış; görüşlerde ailelerimiz taciz ve hakaretlere uğramıştır.

Kritik noktada

Gerek Öcalan’a yaklaşım gerekse biz tutsaklara dayatılanları ve uygulananları kabul etmediğimizi belirterek, süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başladık. Bu grevimiz iki ayı gerisinde bırakarak kritik eşiğe girerken, eylemimizdeki kararlılığı; Öcalan’a bağlılığımızı ve özgür yaşama olan aşkımızı halkımıza dostlarımıza ve tüm demokratım diyenlere bu kısa name aracılığıyla bildirmek istiyoruz. İyi bilinsin ki Öcalan üzerindeki tecrit kırılmadan bu eylemi bırakmayacağız. Eylemi sonlandıracak olan ölümlerimiz değil, Öcalan’ın gür sesi olacaktır.

Duyarlılık çağrısı

Kemal ve Hayri’nin takipçileri, Bobby Sands ve Hüseyinlerin sevdalıları olarak tüm vicdan sahibi herkese eylemimize destek için çağrı yapıyoruz; çığlığımıza ses vermenizi istiyoruz. Sadece ses. Bedeli ne olursa olsun, özgür iradenin zaferi anlamlı ve değerli yaşam yaratacaktır.”

2 tutsak daha katıldı

Amasya E Tipi Cezaevi’nde de dün itibari ile 2 tutsak süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı. Aileleri aracılığı ile grevini duyuran tutsakların isimleri ise öyle: “Şahin Tanrıverdi ve Kadir Kaplan.”

İZMİR / dihaber