Bizi takip edin

Politika

Schulz: Sonuçlar ‘Erdoğan’ın Türkiye demek olmadığını’ gösterdi

->

-> 2

AP eski Başkanı ve Alman SPD Genel Başkanı Martin Schulz, referandum sonuçlarına ilişkin olarak ‘Sonuçlar Erdoğan’ın Türkiye demek olmadığını gösterdi’ yorumunu yaptı. Bazı Alman siyasetçiler de ‘diktatörlüğün başlangıcı’ olarak değerlendirdi.

Referandum sonuçlarına ilişkin Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden resmi açıklamalar gelmezken, Alman siyasetçilerden eleştirel değerlendirmeler gelmeye başladı. Birçok siyasetçi “diktatörlüğün” başlayacağını belirtiyor. Twitter’dan bir mesaj yayınlayan Avrupa Parlamentosu (AP) eski Başkanı ve Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) Başkanı Schulz, demokrasi mücadelesine vurgu yaptı. Referandum sonuçları için “Referandumdaki başa baş sonuç, Erdoğan’ın Türkiye demek olmadığını gösterdi” yorumunu yaptı. Schulz, sonuçlar ışığında Türkiye’deki demokrasi ve insan hakları mücadelesinin sürmesi çağrısında da bulundu.

Şubat ayında resmen SPD’nin başına geçen Schulz, Eylül ayında yapılacak genel seçimlerde partisinin başbakan adayı.

‘Türkiye ikiye bölündü’

SPD’nin Meclis Grup Başkanvekili Rolf Mützenich ise, referandum sonuçlarıyla Türkiye’nin bölündüğünü söyledi. AKP’nin referandum sonuçlarını etraflıca değerlendirmesi ve anayasa değişikliğini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini söyleyen Mützenich, referandum sürecinin adil ve özgür bir ortamda gerçekleşmediğinin altını çizdi. Deutsche Welle’ye konuşan Mützenich, çıkan sonucun halkın siyasal sistemde öngörülen değişikliklere ‘çok da büyük bir oranda destek vermediğini ortaya koyduğunu’ dile getirdi. İdam tartışmalarının yeniden gündeme getirilmesini eleştiren Mützenich, Türkiye’nin Avrupa’dan daha da uzaklaşacağı uyarısında bulundu. Mützenich, şöyle dedi: “Türkiye’de şu nokta çok iyi anlaşılmalı; Erdoğan, AKP ve MHP’nin bir bölümünün arzu ettiği başkanlık sistemi Türkiye’yi Avrupa’dan daha da uzaklaştıracak çünkü bu kesinlikle AB’nin siyasi kriterleriyle örtüşmüyor. İdam cezasının yeniden yürürlüğe sokulması müzakere sürecinin de artık sona erdiği anlamına gelir. Sayın Erdoğan bütün bu sonuçlara yol açabilecek girişimlerine son vererek, giriştiği bu süreci yeniden değerlendirmelidir.”

‘Diktatörlüğün başlangıcı’

Alman kamu televizyonu ARD’de konuşan Almanya Başbakanlık Müsteşarı Peter Altmaier, “Sonuçlar Türkiye’de oldukça farklı görüşlerin bulunduğu aleni bir tartışma ortamı olduğunu gösteriyor” dedi. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkan Yardımcısı Julia Klöckner da, Huffington Post’a verdiği demeçte, “Artık Sayın Erdoğan, ülkesini bir tek adam rejimine, bir diktatörlüğe götürecek sistem değişikliğini yapacak” şeklinde konuştu.

‘Demokrasi mücadelesi sürmeli’

Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Sahra Wagenknecht, “Erdoğan, manipülasyon sayesinde diktatörlüğüne ulaşmayı sağlayacak çoğunluğu elde etti” değerlendirmesini yaptı. Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı Christian Lindner de, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, “Türkiye için kara bir gün. Referandum kampanyası ve oy kullanma süreci, ülkenin bir başkanlık diktatörlüğüne geçeceği yönündeki endişeleri doğruladı” ifadelerini kullandı. FDP’li Avrupa Parlamentosu Başkan Vekili Alexander Graf Lambsdorff, “Türkiye’deki anayasa değişikliği, kuvvetler ayrılığı ilkesinin, hukuk devletinin ve parlamenter sistemin sonunu onaylıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir Sultan gibi tüm yetkileri kendisinde topluyor” diye konuştu. Alman Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin Avrupa Milletvekili ve AP Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elmar Brok ise Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada, idam cezasının geri getirilmesi durumunda AB tam üyelik müzakerelerinin sonlandırılması gerektiğini ifade etti.

Yeni bir değerlendirmeye ihtiyaç var’

Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, Phoenix kanalında yaptığı açıklamada, “Erdoğan ile bir AB üyeliği söz konusu değil” şeklinde konuşurken, federal meclisin Yeşiller Partili başkan yardımcısı Claudia Roth da “Türkiye ile olan ilişkilerimizin yeni bir değerlendirmeye ihtiyacı var” dedi. Deutsche Welle Türkçe’nin geçtiği haberde, Sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin lideri Frauke Petry Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, “Erdoğan referandumla istediğini yaptırdı, federal hükümet gündeminde idam olan bir adama bağımlı oldu” değerlendirmesini yaptı.

dihaber