Köşe yazarları

İran’a dikkat


Suriye’de çözüme hala yaklaşılmış değil, ancak haritaların çizgileri belirginleşiyor. Bu gidişata ABD iç siyasetinde Rusya nedeniyle açılan kraterlerin etkisi de eklenince, Trump yönetimi sahada güç gösterisine soyundu. ABD ordusunun Şaryat Hava Üssü’ne Tomahawk füzeleriyle vurması bu şekilde geldi. Amaçlardan biri Rusya ve İran’ın hegemonyasını aşındırmaktı.

Trump, Florida’da birlikte çikolatalı kek yerken Çin Başkanı Şi Cinping’e Suriye’ye saldırı başlattığını rahatlıkla söyleyebildi. Oysa Çin, BMGK’de Rusya’nın vagonu olmuş, siyaseti de kısa sürede dökülen taklit ağırlıklı “Çin malı” gibi bir duruma gelmişti. Trump; Kuzey Kore, Tayvan, Tibet, Doğu Türkistan’ı kullanarak Çin liderini ikna etti. Böylece BMGK’deki Suriye’yi kınama ve soruşturma içeren oylamada (12 Nisan) Çin “veto” demeyip “çekimser” kaldı. Ankara’nın uyutulduğu Astana konferanslarının ev sahibi Kazakistan da çekimser kaldı.

Tartus ve Lazkiye’deki Rus üslerinde S-300 ve S-400’ler olmasına, Suriye hava sahasının güvenliği Rusya’ya emanet olmasına rağmen Vladimir Putin yönetimi karşılık vermedi. Deli deliyi görünce sopasını saklarmış. Ancak itibar için Putin’in birşey yaptığını göstermesi gerekirdi. Bu da Suriye semalarında uçak düşürmelerin önlenmesi için ABD ile yapılan koordinasyon anlaşmasının askıya alınması oldu. Putin, İdlib katliamı öncesi planlanan ABD Dışişleri Bakanı Tillerson Moskova ziyaretini (11-12 Nisan 2017) iptal etmeyi ise göze alamadı. Hatta Lavrov’dan sonra programda olmamasına rağmen Putin de Tillerson’u ağırladı. Çünkü, 12 Nisan’da Trump NATO Sekreteri Stoltenberg’i ağırlayıp mesaj veriyordu ve “modası geçmiş” dediği NATO konusunda “Artık NATO’nun modası geçmiş olduğunu düşünmüyorum” diyordu (VOA). Putin, Esad’a “hayvan” ve “kasap” diyen Trump’ın NATO’yu da yanına alıp Rusya’nın Tartus, Lazkiye’deki üslerini vurmasını; ilk kez 2016’da Suriye’de kullanılmaya başlanan Amiral Kuznetsov Uçak Gemisi’ni, Akdeniz’deki savaş gemilerini batırmasını engellemeye çalışmıştır. Bu nedenle Tillerson’un görüşmeleri sonrasında Lavrov, iptal ettikleri Suriye hava sahasında koordinasyon anlaşmasının yeniden tesis edileceğini açıklamıştır. Dolayısıyla ortada bazı analistlerin dediği gibi Putin ile Trump arasında danışıklı dövüş yoktu. Rusya’nın, tarihi boyunca sivil katliamlar yapmadığı kıta bırakmayan ABD’nin meselesinin İdlib’de kimyasal silah kullanımı olmadığını net okuması söz konusuydu. 2000 yılından beri başkanlık ve başbakanlık yapan Putin’in prestijini danışıklı dövüşlerle yerlere ayaklar altına aldıracak bir yapıda olmadığı da görülmüştü. Stoltenberg ile basının karşısına geçen Trump’ın “Rusya’nın bu kimyasal saldırıdan önceden haberi olmadığını düşünmek istiyorum” sözleri (VOA /12 Nisan) makasın daha da açılacağının işareti.

ABD, 13 Nisan’da “Tüm Bombaların Anası-MOAB” olarak nitelediği GBU-43 bombasını “ilk kez” Afganistan’da IŞİD sığınağına karşı kullansa da Rusya ve İran’a gözdağıdır. Rusya, İran, Suriye dışişleri bakanlarının Moskova’da üçlü zirvesi (14 Nisan’daydı ve Astana 4’lüsündeki Türkiye çağrılmadı) bitince ortak basın toplantısında Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un “Böyle bir eylemin tekrarlanması, hem bölgesel hem de küresel güvenlik bakımından çok ciddi sonuçlar doğurur” sözleriyse (Sputnik) müttefiklerin yanında kuyruğu dik tutma gayreti olarak okunabilir. ABD yine saldırdığında Putin’in yine yanıt veremeyeceği görülecektir.

Kıskaç ve çelmeleme görüşmeleri

Sınırlandırılmak istenen diğer güç, ideolojik akrabalık nedeniyle Suriye ağlarını daha da sıkılaştıran İran’dı. İran, Haşdi Şabi üstünden Irak ve Musul’da etkisini artırmaya, Kerkük siyasetinde de etkili olmaya çalışıyordu. İran’da diğer yandan mayısta cumhurbaşkanlığı seçimi olacaktı. ABD’nin müdahalesini önlemek için dini lider Hamaney, idam ve sindirme siyasetini sürdürse de “ılımlı” maskeyle pazarlanan Hasan Ruhani’nin bir dönem daha seçilmesini istiyordu. Hamaney bunun için eski cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın aday olmaması için baskı yapıyordu. Ahmedinejad önce “olmam” dese de aday oldu. Ruhani yönetimi, Ahmedinejad’ın ekibinden Muhammed Rıza Rahimi gibi, batı yaptırımlarını delmede kullanılan Babek Zencani gibi isimleri yolsuzluk davalarıyla hapse atmıştı. Ruhani; Ahmedinejad döneminde şaibeli denen 2009 seçimi sonrası olaylarda rol alınca hapse veya ev hapsine alınan isimlerden Mehdi Kerrubi (meclis eski başkanı) ve Mir Hüseyin Musevi’ye (eski başbakan) de sahne hakkı tanımıyordu. Trump, Arap ülkeleriyle ilişki derinleştirmek, Ortadoğu’da yeniden baş aktör olmak için İran’ı silkelemeye kodlandı. Suriye’yi vurması basamaktı. İran’ı; Suriye, Lübnan, Yemen, Irak, Bayreyn’de ezmek için Arap ülkelerinden kredi de açılmış durumda. Bu minvalde kaldıraç için İran halkasında bazı dinamiklerle görüşmeler yapıldığını vurgulayabilirim. Bunun yorum değil bilgi olduğunu söylemeliyim. Velhasıl ABD dikkatleri Kuzey Kore’ye çevirse de İran’da fitilin ne zaman ateşleneceği zamanlama meselesi gibi görünüyor.