Ekoloji

Sûr’daki yıkım Hevsel’e uzandı


Sûr’da bir yılı aşkın süredir devam eden yıkıma bir de ekolojik talan eklendi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan projede Hevsel’e kadar uzanan bölgede ağaçlar kesildi. Amed Ekoloji Meclisi, kültür ve doğanın tehlike altında olduğunu belirterek, hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.

Gazete Şujin’in haberine göre, Amed’e gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, aylardır yıkımın devam ettiği Sûr için “temel atma töreni” düzenledi. “Sur’u yeşillik ve tarih içinde yükselteceğiz” diyen Bakanlık, hala 4 mahallede devam eden yıkımı diğer alanlarda da devam ettirecek. Hz. Süleyman Camii’nden Hevsel’e kadar uzanan ve Sur yamaçlarında bulunan bütün ağaçlar kesildi. Sur’da önce tarihi yok eden “imar planı” doğa talanıyla sürdürüldü. Hevsel’deki yapılar yıkıldıktan sonra alt yapı çalışmalarına başlandı.

Tehlikeli bir girişim

Kesilen ağaçlar, havuz medyasında “TOKİ Sur’da tarih ile yeşilliği buluşturacak” diye lanse edilirken, Amed Ekoloji Meclisi ise her türlü hukuki yola başvuracaklarını açıkladı. Bu alandaki ağaç kesimlerinin başlamış olmasının ileride Hevsel Bahçeleri, Dicle Vadisi ve Sûr için tehlike oluşturacağını belirten Meclis, yıkımın ve talanın devam etmesi halinde kültürel ve doğal dokunun ortadan kaldırılacağını kaydetti.

Açıklamada şöyle denildi: “Biliyoruz ki Dicle Vadisi’nde yüzlerce tür canlı yaşamakta, endemik türler bulunmaktadır. Başlı başına büyük bir ekosistem olan Dicle Vadisi bu tür uygulamalarla tehlike altına girmiştir. Ayrıca bu bölgede yapılan tarım Sur içinde yaşayanların geçimlerini sağladıkları ve yerel tarımın ve komün yaşamın en iyi örneklerinden biri aslında. Bu nedenle de uzun yıllardır bu bölgeye yönelik talan ve yok etme çabaları hiç bitmemiştir. Maalesef planlanandan anladığımız kadarıyla güvenlikçi ve ranta dönük bir uygulama, toplumun hafızasında ve kültüründe yer edinmiş diğer bölgeleri de yok ederek üstüne beton bloklar çıkaracaktır. Sonuç olarak da bu tür uygulamalar itirazlar yükselmediği sürece çok kısa sürede binlerce yıllık doğal ekosistemle birlikte kültürel ve toplumsal dokuyu hafızalardan silecektir.”

AMED