Kayıt defteri

Özgür insanların generali: Sandino


“Beni ne satın alabilirler ne de teslim…”

Bu sözlerin sahibi olan ve ölümünden kırk yıl sonra Nikaragua Devrimi’nin bayrağı haline gelen adam, Augusto Cesar Sandino, bundan 88 yıl önce, 3 Ocak 1928’de ayaklanmayı başlatmıştı. Başındaki ünlü Teksas şapkası Segovies Dağları’ndan onun başlattığı savaş, ABD birliklerine de kök söktürecek ve sonunda geri çekilmek zorunda kalacaklardı.

Bir önderin doğuşu

Augusto Cesar Sandino, 18 Mayıs 1895’te Nikaragua’nın Masaya kentine bağlı Niquinohoma Köyü’nde doğdu. Orta halli bir toprak sahibiyle bir tarım işçisinin ‘evlilik dışı’ çocuğu olarak sefil bir hayata doğmuştu; Annesi borçları yüzünden tutuklanarak hapse gönderildiğinde 11 yaşındaydı ve kendisini okula gönderen babasının yanına sığınmak zorunda kalacaktı. Sandino, ilk eğitimini sadece okuma ve yazma öğreneceği Jinotepe’de görür. Daha sonra, Kuzey-Amerika çiftliklerinde çalışır, Orta-Amerika’nın muz tekeli olan United Fruit Company’nin ne demek olduğunu buralarda öğrenir. Daha sonra Honduras ve Guatemala’da maden işçiliği yapar ve 1923-1926 arasında da Meksika’da bir ABD petrol şirketinde çalışır.

1926’da ülkesine döndüğünde, Adolfo Diaz’ın darbesine karşı liberallerin öncülük ettiği ayaklanmaya katılır. Ayaklanma, ABD deniz kuvvetlerinin ülkeye çıkartma yapmasından sonra büyük bir darbe yediğinde, liberaller ABD’nin baskısıyla 4 Mayıs 1927’de Tipltapo Antlaşması’nı imzaladılar. Antlaşmaya karşı çıkan tek general, Sandino’dur; ülkede yabancı işgali hüküm sürdükçe savaşacağını ilan eder.

12Sandino2

Bir halk ordusu

Çevresine topladığı birkaç yüz adamla birlikte Nikaragua’nın kuzeyindeki dağlara çekilen Sandino, özellikle madenlerde çalışan işçileri ve köylüleri örgütlemeye çalışarak, eski tüfekler ve konserve kutularında imal edilen bombalarla savaşa devam eder. ABD desteğiyle oluşturulan Ulusal Muhafızların büyük gücüne karşı, Sandino’nun örgütleyici gücü, bütün kara çalma ve sindirme harekâtlarına rağmen köylüler arasında giderek yayılır ve ayaklanma durmak yerine, daha da şiddetlenerek devam eder. “Ülkeye Özgürlük” sloganıyla ve kırmızı bayrağı ve siyah amblemiyle Sandino efsanesi doğar.

12SandinoÖyle ki, Sandino’nun gerilla savaşı karşısında gerilemek zorunda kalan ABD, 1933’te deniz kuvvetleri piyadelerini Nikaragua’dan çekmek zorunda kalır.

Geri çekilişin hemen ardından yapılan seçimlerde liberal aday Sacasa başkan olduğunda, karşılıklı uzlaşmayla Sandino savaşa son verdiğini açıklayarak, hâkim olduğu Nueva Segovia’da tarım kooperatifleri oluşturmaya başlar. Topraksız köylü ve işsiz proleterler sorununu çözmek için uygulanan bu tarım kooperatifi fikri ilk olarak Wiwili’de Rio Coce kıyısındaki bölgede uygulanmaya başlanır. Ama onun bu yarı yarıya sosyalist görüşleri, başta ‘Ulusal Muhafızlar’ın şefi Somoza olmak üzere günün iktidarını ürkütmeye yetmiştir. Somoza, Sacasa’ya “Sandino’nun ülkeyi batı ve doğu olmak üzere iki ayırmak istediğini” ima ederek komployu hazırlamaya başlamıştır bile.

Komplo ve cinayet

Sandino, 22 Şubat 1934’te, başkan Sacasa’yla Başkanlık Sarayı’nda yaptığı görüşmeden ayrılırken, Ulusal Muhafızlar tarafından kaçırılarak ertesi gün öldürülür, cesetleri asla bulunamaz. Ertesi gün, Wiwili topluluğuna saldırı düzenlenir ve 300 kişi de orada katledilir. Ve böylece 1979’a kadar sürecek Somoza diktatörlüğü başlar.

Ama hiçbir diktatör, sonsuza kadar hüküm süremez. Çok sonraları tarih sahnesine çıkacak olan Nikaragua devrimci hareketi, onun izinden yürüyerek kendi gücünü yaratacak ve ismini de “Sandinist Ulusal Kurtuluş Cephesi” (FSLN) olarak belirleyecektir. Böylece tamamlanan tarih zinciri ise Somoza diktatörlüğünün sonunu getirecektir.

Derleyen: Arif Mostarlı