Köşe yazarlarıManşet

Faşizm sonrasının ilk günü gerçek yeni yılımız olacak


Eh işte… Yüreğini karanlık basmış bizler için iyi bir haber oldu Necmiye’nin, Aslı’nın ve Zana’nın “küçük zindandan” “büyük toplama kampına” geçişi… Ya da karanlık ufkumuzda üç ışık huzmesi gibi bir şey oldu ve olur olmaz da ufuk yeniden yoğun karanlığa büründü.

İnsan bu “haberi” yeni yıl hediyesi gibi de düşünebilir. Yeni yılda özgürlüğün habercisi gibi de anlayabiliriz bu “zindandan toplama kampına geçişi”. Büyük bir dayanışmanın sonuç verdiğini düşünerek iyimser de olabiliriz.

Ama olmamalıyız.

Faşizm karanlığında aceleci iyimserlik mücadele edecek olanın dizlerinde derman, gözlerinde fer, yüreğinde kararlılık bırakmaz.

Baksanıza…

Aysel Tuğluk ve arkadaşlarının “büyük toplama kampından”, bu kampın “hücresi” sayılan cezaevine konuluşunu, gazeteci arkadaşımız Ahmet Şık’ın göz altına alınması izledi. Her gün yüzlerce insan tutuklanıyor. Kimisine FETÖ deniyor, kimisi “terörist” diye alınıyor. Gazeteciler, akademisyenler, işçiler, HDP’liler, DBP’liler…

Ya Şırnaklılar, Nusaybinliler? Onların bu “büyük toplama kamplarında” karın, kışın, kıyametin orta yerinde, sığınacakları bir “zindan hücreleri” bile yok.

O halde?

O halde faşizmden “talepte” bulunmanın da anlamı yok.

Parlamenter rejimlerde “maksimalizm” akılsızlıktır. Somut talepler etrafında eylem ve mücadele böyle zamanlarda mümkündür.

Faşizm söz konusu olunca işler değişir.

“taleplerin” yerini, her faşist saldırıya karşı, her faşist baskıya, tutuklamalara, ücretlerde düşüşlere karşı “protesto”lar alır.

Çünkü faşizm kurnazdır. Kandırıcıdır. Sen “talepte” bulunduğunda, “Ali’yi ve Ayşe’yi bırakın” dediğinde o Ali’yle Ayşe’ye yeterince eza etmişse, senin talebini yerine getirir, bir Ali’yle Ayşe’yi serbest bırakır, bin Veli’yle Fatma’yı içeriye alır.

Ne yapacağız? Ali’yle Ayşe’yi içeriye aldıklarında “Ali’yle Ayşe’ye özgürlük” yerine, “Ali’yle Ayşe’yi içeriye alan faşizm kahrolsun” diyeceğiz. Çünkü faşizm kahrolmazsa bir Ali’yle Ayşe’yi özgür olacaksa, bin Veli’yle Fatma esir olacaktır. Bu bilinci keskinleştirmek biricik mücadele ilkesidir.

Dün gazetemizin manşeti bu açıdan doğruydu: Hepsini bırakın!

Parlamenter rejimde “minimalizm” işe yarar: Aliyi ve Ayşe’yi bırakın.

Faşizmde “maksimalizm” esastır: Bütün Alileri ve Ayşeleri , bütün Veli’leri ve Fatmaları bırakın…

Peki ama, bu konuda istisna var mı?

Var.

Faşizm koşullarında öyle talepler vardır ki, bunlar için mücadele faşizme son vermek için verilen mücadeleyle özdeştir.

Örneğin, “Kuzey’de sömürgeci, Rojava’da bölgesel emperyalist savaşa son ver” dediğimde, bu da bir “taleptir.” Ama faşizm bu talebi yerine getirdiğinde yarı yarıya intihar etmiş olur.

“Anayasaya” değil de, Erdoğan’a karşı çıkış da böyle bir sonuç doğurur. “Erdoğan’ın başkanlığına son verin” dediğimizde rejim kökten değişmiş olur. Ama “Erdoğan anayasasına hayır” dediğimizde, bu iyi bir laftır ama, şimdi hazırlanan anayasa referanduma sunulmasa bile, mevcut anayasayla dikta rejimi yürümeye devam eder.

Ya da “Öcalan’a özgürlük” talebini ele alalım. İlk bakışta Öcalan “tek bir kişidir”. Formel olarak böyledir. Ama bu talebin içeriği öyledir ki, faşist rejim bu talebi yerine getirdiği gün, kendi ipini de çekmiş olur. Öcalan’ın özgür olması demek, yalnız Kuzey’in değil, aynı zamanda bütün parçalardaki Kürtlerin on milyonlar halinde sokaklara taşması demektir. Özgür Öcalan, Kürt halkının toplumsal ve politik iradesinin özgür olması anlamına gelir. Halkının önüne düşen bir Öcalan’ın karşısında bilelim ki, hiç bir diktatörlük ayakta kalamaz. Abartmıyorum: O zindandayken, bu zindan duvarlarından sızan onun düşüncelerinin “kırıntıları” bile geçtiğimiz yılı hem Kuzey’de, hem de
Rojava’da büyük mücadeleler yılı yapmaya yetti.

Yeni yılda bize verilen “Necmiye, Aslı ve Zana” isimli “hediyeyi” büyük bir hüzünle bağrımıza basıyoruz. İyi oldu.

Ama “herkesi bırakın” diyoruz.

Savaşa son verin diye haykırıyoruz.

Öcalan’a yeni yılda özgürlük istiyoruz.

Yeni yılınız aydınlık olsun, “küçük zindanlar” yıkılsın, “büyük toplama kampındaki mahkumlar”…

Ne yapsın?

Faşizm koşullarında yazılamayacak her şeyi yapsın.