ManşetPolitika

Tuğluk: Tüm mekanizmaları işleteceğiz


HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin tutuklanmasına ilişkin açıklamada bulunan HDP Eşbaşkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, konuyla ilgili tüm ulusal ve uluslararası mekanizmaları işleteceklerini söyledi. İktidarın gerçekleri gizlemek için çeşitli açıklamalarla algı yönetme operasyonu sürdürdüğünü ve yargıyı buna alet ettiğini ifade etti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınıp tutuklanmasına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ardından 4 Kasım’da bir hukuk katliamıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten Tuğluk, “Milletvekili arkadaşlarımızın tutuklanması zaten başlı başına hiçbir hukuk kararıyla bağdaşmayacak derecede ciddi bir hukuk garabeti anlamına geliyor. Ama bu yetmiyor. Tek başlarına tecrit altında tutulmaktan başlayan, yasama faaliyetlerine katılmalarının engellenmesine, grup toplantılarına göndermek istedikleri konuşmalara el konulmasına kadar sistematik ihlaller de söz konusudur” dedi.

‘İddianame hukuki değil siyasidir’

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ile ilgili Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye dikkat çeken Tuğluk, “Basın açıklamasına katılmak, mitinglerde konuşma yapmak, siyasetçi kimliğiyle ülkedeki vahim sorunlara dair çözüm önerilerini düşünce yoluyla sunmak gibi etkinliklerin suç olmadığı ortada iken, sırf bu demokratik etkinliklerden dolayı böyle bir iddianamenin hazırlanması, başlatılan operasyonun hukuki değil siyasi olduğunu apaçık ispatlamaktadır” şeklinde konuştu.

‘Gerçeği gizlemek istiyorlar’

“Gerek Baluken gerekse diğer arkadaşlarımızla ilgili açılan davaların içeriklerine bakıldığında, beraat etmeleri gerektiği alenen ortada iken, sırf başlattıkları cadı avını haklı kılmak adına ‘vahim’ suç isnatlarında bulunarak gerçeği gizlemek istemektedirler” ifadelerini kullanan Tuğluk, isnat edilen suçların tamamının düşünce ve örgütlenme özgürlüğü hakkının kullanımına dair olduğu belirtildi. Tuğluk, benzer bir vahametin de Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak hakkında 230 yıla varan cezaların istendiği iddianame için geçerli olduğunu dile getirdi.

‘Barıştan yana oldukları için tutuklandılar’

İktidarın, yarattığı hukuksuzluğun toplumda infiale yol açmasını engellemek için, çeşitli açıklamalarla algı yönetme operasyonu sürdürdüğünü ve yargıyı buna alet ettiğini söyleyen Tuğluk, “Ama güneş balçıkla sıvanamaz. Türkiye’nin imzacısı olduğu uluslararası sözleşmeler bir yana, kendi mevzuatı bile bu fiilileri suç olarak göremez. Eş Genel Başkanlarımız dahil tüm tutuklu milletvekillerimiz, benzer şekilde tutuklanan belediye eşbaşkanlarımız ve demokratik siyasetçilerimiz, iktidarın çıkarlarına uymayan bir siyaset yürüttükleri, sorunların çözümünde savaştan ve çatışmadan değil, barışçıl adımlardan yana oldukları için duvarlar ardında tutulmaktadır” dedi.

‘Arkadaşlarımız derhal tahliye edilmeli’

Yapılan açıklamaların TCK’deki “yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçuna denk geldiğini belirten Tuğluk, hukuksuz bir ortamda başlatılan yargılamanın adil olmayacağını dile getirdi. Yasalara aykırı olan tüm bu gözaltı, tutuklama ve yargılama işlemlerinin altında yargıç veya savcıların imzaları olduğuna dikkat çeken Tuğluk, “Konuyla ilgili HSYK’ya başvuru dahil tüm ulusal ve uluslararası mekanizmaları işleteceğimizi bir kez daha duyuruyoruz. Bu akıl ve vicdan tutulması haline son verilerek, siyasi rehine olarak tutulan arkadaşlarımızın derhal tahliyesini talep ediyoruz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ