ManşetPolitika

DBP: Barışçıl demokratik siyasette ısrar edeceğiz


Partilerine yönelik operasyonlar gündemiyle toplanan DBP MYK’si, sonuç bildirgesinde 200’ün üzerinde parti çalışan ve yöneticilerinin tutuklandığını belirterek, ‘Baskı düzeyi neye varırsa varsın boyun eğmeyeceğiz. Türkiye’nin temel sorunları ve Kürt sorununun çözümünde barışçıl demokratik siyasette ısrar edeceğiz’ mesajı verdi

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) dün Ankara’da toplandı. Eşbaşkan Kamuran Yüksek başkanlığında toplanan MYK üyeleri, ağırlıklı olarak örgütsel çalışmalarını, hükümetin partilerine ve partinin temsil ettiği kurumlara ve demokratik kesimlere dönük operasyonları ele alındı. “AKP’nin çağ dışı uygulamalarına karşı örgütsel sürekliğimizi koruyacağız, demokratik mücadelemizi tüm kararlığımızla sürdüreceğiz” başlığı ile yayınlanan toplantının sonuç bildirgesinde, AKP’nin iç ve dış politikasının Türkiye’yi ciddi açmazlarla karşı karşıya bıraktığının belirtildi. Ortadoğu politikasının iflas ettiği ve AB ile ilişkilerin çıkmaza girdiğinin ifade edildiği bildirgede, “Ekonomi iflas eder duruma gelmiştir. Savaş harcamaları ekonomiyi bitirme noktasına getirmiştir. AKP siyasete ve uluslararası ilişkilerde takındığı otoriter tutumu dünyanın önemli güç merkezlerinde ve uluslararası kamuoyunda güven kaybına yol açmış ve endişe ile izlenmektedir” denildi.

‘Takrir-i Sükûn devrede’

İçerde Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile iç hukuk ve evrensel hukukun hiçe sayıldığının belirtildiği bildirgede, Kürt sorununa yaklaşımda Umumi Müfettiş zihniyeti, Takrir-i Sükûn Kanunu ve Şark Islahat uygulamasının yeni versiyonunun devreye sokulduğu dile getirildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Onlara devleti öğreteceğiz” sözlerine de yanıt verilen bildirgede, “Hukuksuzluğun her türlüsünü bir devlet öğretisi olarak devreye sokmuş bulunmaktadırlar. Bir zamanlar 12 Eylül generalleri de toplum üzerinden Kürtler üzerinden yaptıkları hukuk ve insanlık dışı uygulamalarla övünmek ve baskı kat sayısını arttırmak istediklerine bildirilerinde ‘Tarihe bakın’ diyorlardı. Endişeleri olmasın Kürt halkının hafızasında bahsettikleri devlet öğretisi de ve geçmiş tarihi uygulamalarda canlı biçimde varlığını korumaktadır” ifadeleri yer aldı.

‘Mücadele AKP’ye geri adım attırdı’

“AKP’nin milliyetçi otoriter, baskıcı temelde Türkiye’yi yeniden inşa etme projesi şimdiden büyük itiraz ve tepkiyle karşılanmakta, baskı ve zorun gücüyle yapılacak bir inşa bu coğrafyanın kimyasının kaldıramayacağı bir gerçek olarak ortaya çıkmıştır” denilen bildirgede, AKP’nin cinsel istismarı meşrulaştırmak istediği yasa tasarısının tepkilerle karşılaştığı ve AKP’nin de kadınların mücadelesi sonucu geri adım atmak zorunda kaldığına dikkat çekildi.

‘İki haftada onlarca yönetici tutuklandı’

İki hafta içerisinde Mêrdin (Mardin) Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, Bedlîs (Bitlis) Belediye eşbaşkanları Hüseyin Olan ile Nevin Daşdemir, Norşîn (Güroymak) Belediye eşbaşkanları Senayet Atan ile Mehmet Emin Avras, Milazgir (Malazgirt) Belediye eşbaşkanları Halis Coşkun ile Memnune Söylemez, Cizîr (Cizre) Belediye Eşbaşkanı Kadir Konur, Sêrt (Siirt) Belediye Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, Dersim Belediye eşbaşkanları Mehmet Ali Bul ile Nurhayat Altun, Başverimli Belde Belediye eşbaşkanları Rabia Takas ile Tahir Atış’un tutuklandığı, yine 200’ün üzerinde parti yöneticisi ile belediye personelinin gözaltına alındığı ve çoğunun tutuklandığının hatırlatıldığı bildirgede, yüzlerce belediye personelinin işten atıldığı ve belediyelerin yetkilerinin elinden alındığı belirtildi. Açıklamada tüm saldırılara rağmen demokratik mücadele vurgusu yapıldı.

‘Sorumlular hesap vermeli’

Adana’nın Aladağ ilçesinde 11 öğrenci ve 1 görevlinin yaşamını yitirdiği, 20’nin üzerinde öğrencinin yaralandığı öğrenci yurdunda çıkan yangına da değinilen bildirgede, yaşamını yitirenlerin ailelerine baş sağlığı dilendi. Sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiğinin ifade edildiği bildirgede, “Hükümet ölümlerde ve yaralanmalarda sorumluğunu görmeli, faturayı başkalarına değil direk kendisine kesmeli ve kamuoyunun vicdanını rahatlatacak kamuoyunu tatmin edecek bir yaklaşım ortaya koymalıdır” denildi.