EmekManşet

Madende kumla dolgu!


DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Şirvan’daki incelemeler sırasında yaptıkları görüşmelerde, madenin etrafında oluşan koca yarıkların kumlarla doldurulduğunun aktarıldığını söyledi

Sêrt’in (Siirt) Şirvan ilçesine bağlı Maden Köyü’nde 17 Kasım’da Ciner Holding’e bağlı Park Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (A.Ş) tarafından işletilen bakır madeninde yaşanan iş cinayetinde göçük altında kalan 16 işçiden 12’sinin cansız bedenine ulaşıldı. 24 Kasım’da sendika ve meslek örgütlerinden oluşan bir heyet, facianın yaşandığı bölgede incelemelerde bulundu. Heyette bulunan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko ve Gemi Yapımı, Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk İşçileri Sendikası (Limter-İş) Genel Başkanı Kamber Saygılı, bölgeye dair gözlemlerini Dihaber ile paylaştı.

Madende büyük yarıklar

Yaşamını yitiren işçilerin ailelerini ziyaret ettiklerini belirten Kani Beko, incelemelere dair raporun önümüzdeki günlerde paylaşılacağını aktardı. Beko, yaşamını yitiren işçilerden birinin dedesi ile yaptığı görüşmeyi ise şu sözlerle anlattı: “İşçinin dedesi bize, temmuz ayında o bölgede bir heyelanın gerçekleştiğini ve madenin etrafında koca koca yarıkların oluştuğunu anlattı. Köyün çobanlarının o yarıkları gördüklerinde koyunlarını dahi oradan geçirmediğini ve daha sonra o yarıkların kumlar ile doldurulduğunu anlattı.”

‘Önlemler önceden alınmalı’

Türkiye’nin işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin önlemleri yeterince almadığını ifade eden Beko, her yıl ortalama bin 500 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğine dikkat çekti. Beko, Türkiye’nin iş cinayetlerinde Avrupa birincisi ve dünya üçüncü olduğunu hatırlattı. Beko, Soma Katliamı ile ilgili Akhisar’da görülen duruşmada, sanık sıfatında bulunan bir yöneticinin “Eğer biz Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) sözleşmelerinde yer alan kriterlere uymuş olsaydık şu an işçiler ölmemiş, biz de sizin karşınızda olmayacaktık” dediğini aktardı. Bunun önemli bir ifade olduğunu ve iş cinayetlerinden artık dersler çıkarılması gerektiğinin altını çizen Beko, “Önlemlerin önceden alınması gerekiyor” diye belirtti.

‘Hükümetle ilişkili’

Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı ise iş cinayetinin yaşandığı ilk andan itibaren basının tutumunu eleştirdi. Saygılı, yaşanan faciada ana akımın sessizliğini “hükümeti ve patronu kurtarmak” şeklinde yorumladı. Saygılı, “Çünkü şirketin sorumluluğunun açığa çıkması demek, hükümetin sorumluluğunun açığa çıkması demektir. Hükümet ile ciddi ilişkiler olan şirketler bunlar” dedi.

‘Facianın sorumlusu bakanlık’

Sêrt Şirvan’da meydana gelen faciaya ilişkin incelemelerde bulunan HDP Emek Komisyonu da, inceleme sonuçlarını paylaştı. İş cinayetlerinin altyapı, teknoloji yetersizliği ya da “aşırı yağış” gibi doğa olayları ile açıklanamayacağına işaret edilen raporda “Madenlerde, projelere uygun bir şekilde üretim yapılması için MİGEM tarafından gerekli incelemeler yapılmalıdır. Bu yönde görevlerinin gereğini yerine getirmemiş olan başta ‘Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı’ olmak üzere, bakanlık yetkilileri ile ilgili denetçiler sorumlu bulunmaktadır” denildi.

Raporda, inceleme sonuçları şöyle sıralandı:

* Şev kaymasının, aşırı yağışa bağlı olarak meydana geldiği yönünde bir emare tespit edilmemiştir.

* Sahada, yasal olan sınırların üzerinde kademe yükseklikleri mevcut bulunmaktadır. Ayrıca, basamakların da son derece dar olarak oluşturulduğu mahalleler mevcuttur.

* Ocak sahasında, gece vardiyaları için yeterli aydınlatma sağlanmadığı belirtilmiştir.

* Sahada, son olarak MİGEM (Maden İşleri Genel Müdürlüğü) görevlilerinin inceleme yaptığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin ise son dönemde denetim için sahaya gelmediği yönünde beyanlar alınmıştır.

* Avukatların ve gözlemcilerin beyanına göre eksik soruşturma yürütüldüğüne dair kaygılar ciddi boyuttadır.

HDP’nin raporunda yer alan “soruşturmanın eksik yürütüldüğüne dair kaygılar”, nisan ayında konuşan Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın sözlerini akıllara getirdi. Albayrak, şirketlerin “bürokrasi” şikayetini dillendirerek, “Yatırımcı ‘Ben ihaleyi aldım ama beni Ankara kapılarında süründürmeyin’ diyor. Biz de izinler konusunu çözüp tabiri caizse kılçıksız şekilde yatırımcıya sunalım istiyoruz” sözleriyle müjde vermişti

İş cinayetine Tuzla’dan tepki

İstanbul’un Tuzla ilçesi Aydınlı Mahallesi’nde Emek ve Demokrasi için Güç Birliği ise, Şirvan faciasına ilişkin açıklama yaptı. Güç Birliği adına konuşan Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kanber Saygılı, “İşçi katliamları bir kader değildir. Patronlar işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almadığı için yaşanmıştır” dedi. Daha önce yaşanan maden katliamlarını hatırlatan Saygılı, iş cinayetlerine karşı işçilerin birleşmesi gerektiğini belirtti.

İSTANBUL