ManşetYaşam

Eğitim Sen’den Aladağ açıklaması…


Aladağ’da 11 öğrenci 1 görevlinin yaşamını yitirdiği ve 22 öğrencinin yaralandığı yangın faciasıyla ilgili incelemelerde bulunmak isteyen, bölgeye giden 4 Eğitim Sen üyesi gözaltına alındı. HDP de yangında 12 kişinin yaşamını yitirmesinin denetimsizliğin bir sonucu olduğuna işaret etti

Adana’nın Aladağ ilçesin dün akşam saatlerinde çocukların kaldığı öğrenci yurdunda 12 kişinin yaşamını yitirdiği 22 kişinin yaralandığı faciayla ilgili Eğitim Sen Adana Şubesi’nde 4 üyesinin incelemelerde bulunmak için bölgeye gittiğini, ancak üyelerinin polisler tarafından gözaltına alındığını duyurdu. Eğitim Sen’in kendi web adresinde yapmış olduğu açıklama da “Bölgede incelemeler yapmak ve yaralı öğrencilerin yakınlarına yardımcı olmak için Aladağ’a hareket eden Eğitim Sen Adana Şube yöneticileri polis tarafından önce engellenmiş, sonrasında zor kullanılarak gözaltına alınmıştır” denildi.

‘Belediyenin yönlendirmesiyle yurda yerleştirildiler’

Açıklama da, “Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu” adı altında faaliyet yürüten özel yurdun bir dini cemaate ait olduğu herkes tarafından bilinmektedir” ifadeleri kullanıldı. Ayrıca eğitimde 4+4+4 düzenlemesi sonrasında kapanan köy okullarında okuyan öğrencilerin okumak için Aladağ’a geldiğine yer verilen açıklama da, “Aladağ’da bulunan Sinanpaşa Yatılı Bölge Ortaokulu’nun yurdunun yıkılarak daha büyüğünün yapılacağı iddia edilmiş, yurdun yıkılmasının ardından öğrencilerin ilçedeki mülki amirlerin ve belediyenin yönlendirmesiyle bu yurda yerleştirildiği iddia edilmiştir” denildi.

MEB kendi yönetmeliğini ihlal etti!

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği’ne göre ortaöğrenim ve yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan öğrenciler için, başka bir ifade ile sadece lise ve üniversite öğrencileri için özel yurt açılabileceğine değinilen açıklamada “Aladağ “Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Orta Öğretim Kız Öğrenci Yurdu”nda çıkan yangında ölen çocukların 11-14 yaşları arasında ortaokul (ilköğretim ikinci kademe) öğrencileri olduğu açıktır. Temel eğitim çağındaki çocuklar için sadece devlet tarafından yurt ya da pansiyon kurulabilmesine rağmen, ortaokul öğrencilerinin bu yurda yerleştirilmesinin önünü açan herkes bu kitlesel cinayetten öncelikli olarak sorumludur” ifadeleri kullanıldı.

Çocuklar mağdur edildi…

Devletin öğrencilerin eğitim ve barınma hakkı ile ilgili olarak yapması gerekenleri yapmayanlar, barınma sorunu yaşayan öğrencileri çeşitli dini vakıf ve cemaatlerin inisiyatifine mahkûm ettiğinin belirtildiği açıklamada, gerekli denetimleri yapılmayarak böylesine acı bir facianın yaşanmasına neden olunmuştur vurgusu yapıldı. Ailelerin ve çocukların devlet tarafından mağdur edildiğine yer verilen açıklamada “Okulları kapandığı için ilçeye gelmek zorunda kalan ve devlete ait yurt olmadığı için dini cemaatlerin yurtlarına yerleşmek zorunda bırakılan öğrencilerin hayatını kaybetmesine neden olanlar ve yurt yangınında ihmali bulunanlar en kısa sürede ortaya çıkarılmalı ve hesap vermelidir” şeklinde belirtildi.

Yasal boşluklardan yararlanıyorlar!

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: Türkiye’de kimi vakıf ve cemaatlere ait çok sayıda yurt bulunmaktadır. Bunların büyük bölümünün yasal olmadığı ya da yasal boşluklardan yararlanarak faaliyet yürüttüğü bilinmektedir. Dolayısıyla, daha önce benzer örneklerde de görüldüğü gibi mülki amirlerin ve ilgili kamu görevlilerinin bilgisi dahilinde faaliyet yürütülmesi ve gerekli denetimlerin yapılmaması bu tür acı olayların yaşanmasına neden olmakta, yaşanan sorumsuzlukların bedelini çocuk yaşta yaşamını yitiren öğrencilerimiz ödemektedir.

İhmali olan herkes hesap vermeli

Bu üzücü olay ile bir kez daha görülmüştür ki, hükümetin yurt açığını gidermek, kamusal, parasız ve nitelikli barınma hakkı için politikalar üretmek yerine, cemaat ve özel yurtları teşvik etmesi yaşananların ardındaki siyasi tercihi ve dolayısıyla siyasilerin sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Eğitim Sen olarak, böylesine acı bir olayla yaşamını yitiren öğrencilerin ailelerine bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Bugüne kadar kamusal, parasız ve nitelikli yurtlar açmak yerine çocukları cemaat yurtlarına mahkum edenlerin ve yurtlarda gerekli denetimleri yapmayarak suç işleyenlerin, bu vahşette ihmali bulunan herkesin hesap vermesini istiyoruz.”

Sorumlusu AKP

Yangında 12 kişinin yaşamını yitirmesinin denetimsizliğin bir sonucu olduğuna işaret eden HDP, “Felaketin vebali, çocuk karşıtı politikalar uygulayan ve sorumsuzluğunu ‘kader’ diyerek örtmeye çalışan hükümettedir” dedi. HDP’nin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yoksul aile çocuklarının kaldığı bu tür yurtların hali aslında eğitim sisteminin çarpıklığının, yetersizliğinin, eğitim alanına yeterli kamu yatırımının yapılmamasının bir sonucudur. Çocuklarımızın denetimsiz yurtlara mahkum edilmesi ve her türlü istismarla karşı karşıya bırakılması utançtır, suçtur.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise “Yurda bakıyorsunuz yangın merdiveni var ama ölen çocuklarımızın yığıldığı yer yangın merdiveninin kapısının önü. Açılmıyor çünkü kilitli. Oysa teknoloji var. Neden bunun önlemi alınmaz? Neden ve hangi gerekçeyle izin verilir?” diye tepki gösterdi.

‘Gündem Çocuk’u kapatmak kolay!

OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname’yle kapatılan dernekler arasında bulunan Gündem Çocuk Derneği, okullarda ve yurtlarda yaşanan bu ihmalleri takip ediyordu. Kapatılmadan önce Gündem Çocuk Derneği’nin Milli Eğitim Bakanlığı ile daha güvenli okul yaratmak için yürüttüğü proje kapsamında yapılan okul incelemeleri de okullarda çok sayıda riskin olduğunu gözler önüne sermişti. Gündem Çocuk Derneği yöneticilerinden Mehmet Onur Yılmaz, “Çok üzgünüz. Engelleyemediğimiz için özür dileriz” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ