Kültür-Sanat

Qayde û Îstîsna Avrupa yolcusu


Bir önceki repertuarlarında Bertolt Brecht’in Tirsa Führer oyununu sahneleyen Teatra Jiyana Nû’nun yeni projesi olan Qayde û Îstîsna, Avrupa’da perdelerini Kürt tiyatro severlere açacak. Tiyatrocu Kırıcı, toplumsal sorunları sanatla halka ulaştırdıklarına dikkat çekti

Dünyada farklı dillerde oynanan Bertolt Brecht’in Qayde û Îstîsna (Kuraldışı ve kural) oyununu, Almanya’da faaliyet gösteren Theater an der Ruhr ile partner proje kapsamında sahneleyen Teatra Jiyana Nû; bir aylık çalışma sonrası 2 Ekim’de prömiyerini, 22 Ekim’de ise ikinci gösterimini yaptı. Oyun, 3 Aralık’ta Theater an der Ruhr’da sahnelenecek. Amed Belediyesi’ne kayyum atamasının ardından iptal olan Amed Tiyatro Festivali, 18-26 Kasım aralığındaki program, 4 Kasım’da Köln gösteriminde festivale atfen oynanacak. Bir öğreti oyunu olan Qayde û Îstîsna’da Rugeş Kırıcı, tüccar karakterini canlandırırken, sahnede 7 oyuncu yer alıyor. Oyunun ekibinde, Apo Tayboğa, Cebar Alp, Sakina Jir, Rugeş Kırıcı, Yasemin Karadağ, Ferhat Faqi, Çetoyê Zedo, Serkan Brusk, Serhat Aydın, Ümit Uçar ile Serhat Kural bulunuyor.

Üç insanın yolculuğu

Oyunun, “Ezen, ezilen ilişkisini çok naif bir dille anlatan bir yolculuk hikâyesi” olduğunu dile getiren Kırıcı, tüccar ve çalışanları arasında petrol kuyusuna ulaşmaya çalıştıkları yolculukları esnasında yaşananların anlatıldığını belirtti. Tüccarın çalışanları ile arasındaki ilişkinin gözler önüne serildiğini ve oyunda bütün iktidar ilişkilerinin sorgulandığını kaydeden Kırıcı, “Kadın-erkek, ezen-ezilen ilişkisini sorgulayabilirsiniz; böyle bir diyalektiği var. 1930’larda yazılmış bu oyunu bugün oynadığınızda; bir despotizmin, hegemonyanın ne olduğunu, üç insanın yolculuğu üzerinden çok iyi anlayabiliyorsunuz. Ve bugün de çok farklı olmadığını görüyorsunuz” ifadelerinde bulundu.

Acılardan çıkmanın yolu tiyatro

Teatra Jiyana Nû olarak bir yıl içerisinde arka arkaya iki Brecht oyununun repertuara alınmasının tamamen tesadüf olduğuna değinen Kırıcı, “İlki Türkiye’nin gündemine uygun olduğu için. İkincisi ise partner proje olduğu içindi” şeklinde açıkladı. Kürdistan’da iyi bir tiyatro izleyicisinin oluştuğuna da işaret eden Kırıcı, “Festivallerde bunu çok yoğun görüyoruz. Çok fazla acının yaşandığı bu coğrafyada, acıları bire bir yaşayan Kürt halkının her koşulda sanata sahip çıktığını söylemek mümkün. Geçen sene Sur’da sokağa çıkma yasakları varken tiyatro festivali yapıldı. Böyle bir dönemde festivalin yapılıyor olması bizim için çok anlamlıydı. Sanatı halkla buluşturmaya, o acıların içerisinden çıkmanın yolunu bulmak için tiyatro yapmaya devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

Avrupa’da perde açıyor

Son olarak oyunun Avrupa’da izleyicilerle buluşması için bir çağrıda bulunan Kırıcı, şunları dile getirdi: “Avrupa’ya Kürt tiyatrosunun gitmesi ve orada halkla buluşması çok sıkıntılı. Kürt gençlerinin tiyatroya ilgisi var. Oradaki yeni neslin, Kürt tiyatrosuyla mutlaka tanışması gerekiyor.”

Toplumsal sorunlar sanatla halka ulaşıyor

“Kürt tiyatrosunun özel bir seyircisi var” diyen Kırıcı, bu anlamda belli bir yol katedildiğine işaret etti. Uzun yıllardır Mezopotamya Kültür Merkezi’nde (MKM) “Teatra Jiyana Nû” ismiyle Kürt tiyatrosu için çalışmalar yürüten bir grup olduklarını ifade eden Kırıcı, “Temel ilkemiz, toplumsal meseleleri sanatımız aracılığı ile toplumla buluşturmak. Kürt halkı henüz bu kadar acının içindeyken ve buna paralel olarak mücadelesini bu kadar yükseltmişken bunlara sırtımızı dönerek sanat yapmak bizim için elbette mümkün olamaz. Ürettiğimiz projeleri bütün bunlardan bağımsız düşünemeyiz” diye kaydetti.

İSTANBUL