Yaşam

Mülteciler şantaj aracınız değil


AP’nin Türkiye ile AB arasındaki müzakereleri dondurma kararı üzerine Erdoğan’ın AB’yi ‘Bana bak ileri giderseniz sınır kapılarını açarız’ tehdidini değerlendiren insan hakları savunucuları, ‘Mülteciler koz olarak kullanılıyor. Bu anlaşmazlık mültecileri ölüme sürükler’ dedi

Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye ile ilişkilerini dondurma kararının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AB’yi mültecilerle tehdit ederek “Bana bak ileri giderseniz sınır kapılarını açarız” demesi üzerine mülteci sorunu yeniden gündeme geldi. Türkiye’nin 25 Kasım 2015 yılında AB ile yaptığı sözleşmeyi hatırlatan insan hakları savunucusua Ercan Ergiçay, “Mülteciler Avrupa’ya gelmesin biz onları Türkiye’de tutarız anlayışı vardı. Karşılığında maddi para talep edildi. Türkiye’deki olaylara sessiz kaldığınız sürece bu mülteciler burada tutulacak gibi bir antlaşma ortada vardı” dedi. Ortaya çıkan anlaşmazlıkla beraber Türkiye’nin mültecileri koz olarak kullanıp bunun üzerinden AB’yi tehdit ettiğini söyleyen Ergiçay, “İnsanlıkla hiç bir şekilde bağdaşmayan bir karar. Mültecilere insan olarak bakılması, AB’ye karşı koz olarak kullanılmaması gerekiyor” dedi.

‘Ölüme sürüklüyorlar’

İktidarın mülteciler için ‘vatandaşlık vereceğiz’ söylemlerini hatırlatan Ergiçay, “Türkiye’de mültecilere statü bile verilmedi. Sadece geçici bir yasa ile Türkiye’de barınabiliyorlar. Bu ülkede mülteciler çok kötü koşullarda yaşıyor bir çoğu yaşamını yitirdi. Vatandaşlık söylemlerinin üzerinden çok geçmemesine rağmen şu an mülteciler AB’ye karşı koz olarak kullanılıyor. Bu kabul edilemez” diye konuştu. Mülteciler için sınır kapılarının açılması ile birlikte ölümlerin daha da artacağına dikkat çeken Ergiçay, “Türkiye ile AB arasındaki anlaşmazlık tamamıyla mültecilerin başına patlayacak. Bu yapılan pazarlıkta hiç bir söz hakkı bulunmayan mülteciler yapılan pazarlık neticesinde ölüme sürüklenecek” değerlendirmesinde bulundu. Son olarak iktidara ve AB’ye çağrıda bulunan Ergiçay, şunları söyledi: “Mülteciler bunu hak etmiyor. Onlara insani koşulları sağlamalıyız. Bir tehdit unsuru olarak görüp AB’ye karşı kullanmamalıyız.”

‘İnsalığın kanayan yarası’

“Yaşam hakkı maalesef hiçe sayılıyor” diyerek tepkisini dile getiren İHD Genel Merkez Yöneticisi ve Mülteci Komisyonu Üyesi Mehmet Aker ise, mültecilerin içinde bulunduğu durumun insalığın kanayan bir yarası olduğunu söyledi. Aker, her türlü hak gaspına uğrayan mültecilerin şimdi de AB’ye karşı bir siyasi şantaj aracı olarak kullanılmaya çalışılmasının kabul edilir yanının olmadığını söyleyerek “Biz insan hakları savunucuları olarak mültecilerin geldikleri ülkelerde mülteci statüsünde kalmalarını ya da güvenli geçiş hakkı tanınarak başka bir ülkeye geçişlerinin sağlanmasını istiyoruz” dedi.

İZMİR