DünyaManşet

Hasta la victoria siempre*


Dünyanın kalbinin attığı her yerde özgürlük ütopyası, emperyalizme karşı mücadele, sömürüye karşı kavga ile zafer ve devrim denince akla gelen ilk isimlerden olan, 20. yüzyıla damgasını vuran Küba Devrimi’nin efsane savaşçısı Fidel Castro hayatını kaybetti

ABD emperyalizmine ve yerli işbirlikçi Fulgencio Batista diktatörlüğüne karşı kışla baskını sonrası 82 kişiyle devrim dağlarına çıkan ve dünyayı eşsiz bir devrimle onurlandıran Küba Devrimi’nin efsane lideri Fidel Castro 90 yaşında yaşamını yitirdi. Ülkesine parasız eğitim ve sağlık hizmetleri getiren Fidel, son konuşmalarından birinde “Hepimizin zamanı geliyor. Ancak Kübalı komünistlerin fikirleri, idealleri yaşamaya devam edecek” demişti.

5fidel5Diktatörlüklere karşı devrimci mücadelesini nefesinin son ritmine kadar sürdüren, konuşmalarında “Hasta la victoria siempre” yani “zafere kadar daima” diyen Küba Devrimi’nin efsane lideri, dünya devrim mücadelelerinin ilham kaynağı Fidel Castro’nun 25 Kasım’da hayatını kaybettiği haberi, Devlet televizyonu’ndan eski gerilla komutanlarından Devlet Başkanı kardeşi Raul Castro tarafından açıklandı. Raul “Bugün, 25 Kasım 22:29’da, Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro Ruz yaşamını yitirdi. Yoldaş Fidel, kendi iradesi uyarınca yakılacak” dedi. Raul duygulu konuşmasının sonunda Küba Devrimi’nin sloganı olan “Her zaman zafere doğru” dedi.
Haki gerilla üniforması, gerilla günlerinde aralarına CIA ajanı sızmasın diye uzattığı sonrasında özdeşleştiği sakalı ve elinden bırakmadığı Küba purosuyla Fidel’i, ABD defalarca devirmeye çalıştı.

Emperyalist ülkelere hep kafa tutan, halkların kalbinde eşsiz yer edinen Fidel’i devirmek için devasa askeri güç sahibi ABD-CIA yüzlerce kez suikast organize etti, ancak başarılı olamadı. Fidel döneminde görev yapan 11 ABD başkanı da ambargoyu sürdürdü. Ambargo da onu yıkmayı başaramadı. Son konuşmalardan birinde Komünist Parti Kongresi’nde şunları söyledi: “Yakında 90 yaşında olacağım. Yakında ben de diğerleri gibi olacağım. Hepimizin zamanı geliyor. Ancak Kübalı komünistlerin fikirleri, idealleri yaşamaya devam edecek.” Mart 2016’da ABD Başkanı Barack Obama, Küba’yı ziyaret ederek bir ilki gerçekleştirdi. Fidel, “Küba’nın imparatorluktan hiçbir hediye beklemediğini” söyledi. Sovyetler Birliği çöktüğünde de Küba’yı ayakta tutmuştu, kendine has sosyalizm üslubuyla, halkla bütünleşerek…

(FILE) Cuban President Fidel Castro delivers a speech attacking media organizations and groups opposed to his government in the wake of rumours of his death in Havana 01 September 1997. Castro resigned on February 19, 2008 as president and commander in chief of Cuba in a message published in the online version of the official daily Granma. ADALBERTO ROQUE/AFP/Getty Images)

Suikastı anlatıyor

CIA hep peşindeydi. Bir CIA çalışanı bir suikastı şöyle anlatıyordu: “Ona bir pudra vermeyi düşünüyorduk. Bunu sakalına sürer sürmez, sakalları dökülecek, bütün Küba halkı ona gülmekten kırılacak ve böylece halk önünde küçük düşecekti. Bu ne kadar umutsuz bir halde olduğumuzu gösteriyordu.”

Mücadele desteği

Fidel devrimci mücadelelere askeri ve siyasi olarak destek oldu. Bolivya ve Kongo’daki mücadele atılımlarını, Angola’da Angola Halk Kurtuluş Cephesi’ni (MPLA) destekledi, Etiyopya’daki mücadeleyi, Kolombiya’da ELN’yi, El Salvador’da FMLN’yi, Nikaragua’da Sandinistleri ve birçok yerdeki mücadeleyi destekledi. Son dönemde Latin Amerika’da sol rüzgarlar estiren Hugo Chavez, Evo Morales, Lula Da Silva, Jose Mujica yönetimlerine destek verdi.

fidel_castr2

Fidel’in tarihi sözleri

“Bir devrimden daha önemli bir şey yoktur. İnsanlığın diyalektik gerçeği budur. Emperyalizme karşı sadece sosyalizm durmaktadır.”

* “Bir katilin, bir hırsızın başbakan olduğu bir cumhuriyette, dürüst kişilerin yerinin ya mezar, ya cezaevi olduğunu anlayabilmek zor bir şey olmasa gerek.”

* “Bizler çoğu kez insan hakları üzerine konuşuyoruz. Ama aynı zamanda insanların hakları üzerine de konuşmalıyız. Diğerleri lüks otomobillere binebilsin diye neden bazı insanlar çıplak ayaklarıyla yürümek zorunda? Diğerleri 70 yıl yaşasın diye neden bazı insanlar 35 yıl yaşamak zorunda? Diğerleri müthiş derecede zengin olsun diye neden bazıları berbat bir şekilde yoksul olmak zorunda? Ben, bir parça ekmeğe bile sahip olamayan dünya çocuklarının adına konuşuyorum.”

*“Silahlar ne kadar gelişmiş veya güçlü olursa olsun düşüncenin silahlardan daha değerli olduğuna dair derin inancımızla direniyoruz. Che’nin bize veda ederken dediği gibi hasta la victoria siempre.”

* “Devrim için savaşmayana komünist denmez.”

* “Eğer büyük kitleleri ikna edebilmişse, fikirler silahlara ihtiyaç duymaz.”

* “Devrim hareketine 82 kişiyle başladım. Eğer bunu tekrar yapmak zorunda kalsaydım yanıma 10 ya da 15 sadık insan alırdım. Eğer sadıksanız ve hareket planınız varsa ne kadar küçük olduğunuzun hiçbir önemi yoktur.”

* “İşçi sınıfı yaratıcı sınıftır. İşçi sınıfı bir ülkede maddi refahın gerektirdiği her şeyi üretir, iktidar işçi sınıfının elinde olmadığı sürece, işçi sınıfı, iktidarın sömürücü toprak sahiplerinin, haksız kazanç sağlayanların, tekellerin, yerli ve yabancı çıkar gruplarının elinde kalmasına izin verdikçe, silahlar işçi sınıfının değil de, çıkar gruplarına hizmet edenlerin elinde oldukça, bu çıkar gruplarının ziyafet sofralarından dökülmesine göz yumduğu kırıntılar ne denli çok olursa olsun, işçi sınıfı yoksul bir hayat sürmeye zorlanacaktır.”

Fidel Castro with his command staff in a secret jungle hideout, 1958. From left: Guillermo Garcia, Ernesto Che Guevara, Universo Sanchez, Raul Castro (kneeling), Castro, Crescentio Perez, George Sotus and Juan Almeide. ullstein bild/Getty Images

9 gün yas

Fidel, 2006’da bağırsak ameliyatı geçirmişti ve tedavi görüyordu. Ülkede 9 gün yas ilan edildi. Comandante Fidel ve Che öncülüğündeki gerillaların 1 Ocak 1959’da girdiği başkent Havana’da büyük tören bekleniyor.

Gabriel Garcia Marquez: Bizim Fidel

Ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez Fidel’i şöyle anlatmıştı: “Nerede olursa olsun karşılaştığı her sorunun peşine düşer… Alt edilemeyecek denli sebatkârdır; katı disiplin sahibidir. Umulmayana, hayal gücü sayesinde ulaşmıştır… Yaşamdaki en büyük motivasyon kaynağı, riskin yarattığı heyecandır. Ancak doğaçlama ustalarına özgü hitabet gücü, onun en kusursuz niteliklerindendir… Anti-dogmatizm abidesidir… Hiçbir zaman teslim olmaz ve içinde bulunduğu durumu değiştirmeyi başarıp, zafer kazanana kadar durup dinlenmez… Onun, bir siyasetçi olarak ender rastlanan yeteneklerinden biri de, bir meselenin en uzak sonuçlarına bile nasıl evrilebileceğini sezebilmesidir… Her sabah kahvaltısına, en az iki yüz sayfalık dünya haberleri eşlik eder. Haris bir okuyucudur… İngilizce okuyabilir ama konuşmaz. Sokaklarda insanlarla konuştuğunda, bu sohbet, yepyeni anlamlar ve gerçek bir muhabbetin açıklığını taşır. Ona ‘Fidel’ derler. Çevresini güvenle sararlar.”

5fidel2 (1)İnsanlığı onurlandırdı

Fidel, 13 Ağustos 1926 yılında Biran yakınlarında doğdu. Fidel’in babası Angel Castro Argiz, İspanya’nın kuzeyinden göç etmişti. Annesi Lina Ruz ise Galiçya’dan bir göçmendi ve Angel Castro Argiz’in aşçısıydı. Çocukluk yıllarından Haitili şeker kamışı işçilerinin nasıl sömürüldüğüne kendi gözleriyle tanık olması siyasi rotasını etkiledi. Fidel Havana Üniversitesi’nde okudu. Artık hukuk doktoru idi. Yüreğinde fırtınalar kopuyordu ve mücadele azmi keskinleşiyordu. 1947 yılında, sosyal adalet, temiz yönetim, siyasi özgürlükler gibi politikaları savunan Sosyalist Parti’ye (Partido Ortodoxo) katıldı. 1947’de Dominik Cumhuriyeti’ne karşı başarısız olan çıkarma hareketi içinde yer aldı. Nisan 1948’de Kolombiya’da patlak veren olayların Fidel’in rota seçimini etkilediği kaydediliyor. Fidel, Küba’ya döndükten sonra 26 Temmuz 1953’te Santiago’daki Moncado Kışlası’nı bri grup yoldaşıyla bastı. Tutuklandı. Bırakılınca 1955’te Meksika’ya gitti. Burada örgüt kurma faaliyetini hızlandırdı. Hilda Gadea Acosta, onu Che Guevara ile tanıştırdı. Onlarca devrimci ile birlikte Meksika’da Alberto Bayo’dan askeri eğitim aldı. 25 Kasım 1956 günü Meksika’nın Tuxpan, Veracruz Limanı’ndan 82 devrimci Fulgencio Batista’ya karşı devrim başlatmak için Granma yatıyla okyanusa açıldılar. Ernesto Che Guevara, Camilo Cienfuegos, Raul Castro gibi efsane devrimciler vardı yatta. 2 Aralık’ta Granma Eyaleti diye bilinen yerde karaya yanaştılar, ancak diktatörlük istihbarat almıştı. Ateş altına alındılar ve sadece 12 kişi hayatta kalabilmişti. Onlar de devrim ordusu kurup ABD emperyalizmini bozgunu uğrattı.

*Zafere kadar daima