ManşetPolitika

Erkan Baş: Bir an önce iktidarı devirebilecek bir güç, bir faaliyet örgütlenmeli


20 Kasım mitinginin çok önemli olduğunu ifade eden BHH Yürütme Kurulu Üyesi ve HTKP Genel Başkanı Erkan Baş, eylem birlikteliklerine daha fazla ihtiyaç olduğunu dile getirirken, ‘Esas amaç bu iktidarı bir an önce devirebilecek bir gücün, bir faaliyetin örgütlenmesidir’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Birleşik Haziran Hareketi (BHH) ile emek ve meslek örgütlerinin çağrısıyla geçtiğimiz hafta İstanbul’da yapılan miting, binlerce yurttaş ülkedeki hukuksuzluğa karşı bir araya geldi. 20 Kasım’da gerçekleştirilen eylemde miting alanında oluşturulan “Birleşik Mücadele”nin hangi biçim ve araçlarla devam edeceği henüz belirsiz. Ancak miting, ezilenlerde önemli bir heyecan yarattı. BHH Yürütme Kurulu Üyesi ve Halkın Türkiye Komünist Partisi (HTKP) Başkanı Erkan Baş, gündemdeki konulara dair Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) sorularını yanıtladı.

kartal-erkan-baş-2

’15 Temmuz Cemaat ile sınırlandırılamaz’

Hükümetin şiddet ile zorla iktidarı elinde tutma çabasında olduğunu ifade eden Baş, 7 Haziran yenilgisinin alışık oldukları bir durum olmadığını vurgulayarak “7 Haziran’da bir kırılma oldu. AKP sandıktaki meşruiyetlerini de kaybetti” dedi. AKP’nin elinde tek yöntem baskı ve şiddeti artırmak olarak tercih ettiğini söyleyen Baş, HDP’nin Amed’de gerçekleştirdiği mitinge yönelik saldırıyı, Suruç (Pirsûs) ve Ankara Katliamı’nı hatırlattı. Ancak 15 Temmuz askeri darbe girişimini hatırlatan Baş, “15 Temmuz’u “Fetullahçı darbe girişimi” ile sınırlandırmayalım. 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece, AKP/Saray merkezli bir darbeye işaret etmiştik. 1 Kasım’ı da bir darbe olarak değerlendirebiliriz ancak 16 Temmuz önemli bir tarih. Sözde “FETÖ’ye karşı önlemler” kapsamında yürüttükleri operasyonlarla önce bir sokak hakimiyetini sağlamaya çalıştılar, çeteleri ve şeriatçı güçleri sokakta tutarak, baskı altına almaya çalıştılar. Onun olmadığı bir noktada OHAL ve kanun hükmünde kararnameler ile kesintisiz bir saldırı sürecindeyiz” dedi. İçerisinde bulunduğumuz döneme ilişkin değerlendirme yapan Baş, “AKP/Saray faşizmi” diye adlandırmayı tercih ediyorum” şeklinde konuştu.

15 yıldır direnen bir kesim var

İktidarın şiddetten başka çaresi kalmadığını ifade eden Baş, “Ancak bundan sonra ne olacağı, bizim ne yapabileceklerimizle ilgili. İktidar kararlılık içinde dümdüz devam etme niyetinde” dedi. Hükümetin karanlık içerisinde düm düz devam etme niyetinde olduğunu ve 15 yıldır her yolu denediğini söyleyen Baş, “Türkiye toplumunun önemli bir kesimini ne ikna edebiliyorlar ne de teslim alabiliyorlar. Bir tarafta Kürt emekçilerinin, Kürt halkının bir direnişi var, diğer tarafta kadınların, gençlerin, laik cumhuriyetçi kesimlerin, on beş yıldır hiç aralıksız devam eden bir direnişi var. Bunu kıramıyorlar. Dolayısıyla onlar açısından ülke başka türlü yönetilebilir değil” ifadelerini kullandı.

‘Katliamın etkisinden çıkalamadı’

Ankara Katliamı için Türkiye’nin batısında ilk defa bu kadar ağır bir saldırının yaşadığı ifadelerini kullanan Baş, etkisinden çok kolay çıkılamadığını da söyledi. Baş, “Arkasından 1 Kasım’da seçim tablosu da tersine dönünce, bir abondene olma hali yaşandı ve bir süre kendine gelemedi. Süreci okuma ve değerlendirmede eksik kaldı” dedi.

ErkanBas

‘Gezi direnişinde Türkiye’nin tablosunu değiştirebilirdik’

Neden böyle bir sonuçla karşılaşıldığını değerlendiren Baş, “Türkiye solunda bir statükocu eğilim” olduğunu vurgulayarak, “12 Eylül’ün, reel sosyalizmin yenilgisinin üzerine inşa edilmiş bir sol var ve ‘80’li yılların ikinci yarısı, 90’lar hep bir savunma stratejisi ile geçti. Hamleci, ihtilalci bir ruhtan ziyade, devrimci kalanların bile ancak mevzi korumaya göre örgütlendiği, buna göre bir siyaset dili kurduğu tablo vardı. Belki o zaafımızı ortadan kaldırmış olabilseydik, büyük Gezi direnişinde Türkiye’nin tablosunun kökten değiştirebilirdik” dedi.

‘Herkes bölünsün’

Askeri darbe girişimi döneminde Türkiye solunun bir kesiminin “Bu saldırılar bize dönük değil” diyerek farklı eğilimler ürettiğini söyleyen Baş, Can Süer’in çok önemli bir yazı yazdığını belirterek, “Türkiye’de herkes bölünmeli artık. 20 Kasım mitingindeki tartışmaların ardından, CHP bölünsün artık. Fikri olarak bölünsün, fiziki olarak ne olacağından çok ilgilenmiyorum. Yenikapı’da mitinge gitmek isteyenler, 2. Cumhuriyet ya da AKP’nin iktidarının muhalefetini yürütmekle kendini görevlendirenler var. Bir de esas olarak CHP tabanında ağırlığı olduğunu düşündüğüm, mevcut iktidarla herhangi bir uzlaşı işine girmeden, kavga etmek isteyenler var” dedi. Baş, HDP açısından bakıldığında içinde de çeşitli uzlaşmacı eğilimlerin zaman zaman kendini gösterdiğini söyleyerek, “Ancak buna karşın, orada mücadeleci, direngen, kavga eden, bu iktidarla bırakalım Türkiye’nin sorunlarını, Kürt sorununun da çözülmeyeceğini görmüş bir irade var. Aynı şey Türkiye sosyalist hareketinde de var. “Bu kötü günler geçsin, bizim de günlerimiz gelir” kısmında olanlar var. “Böylesi dönemlerde devrimcilerin görevi ileriye çıkmaktır, kavga etmektir, mücadele etmektir, halkın mücadele edeceği bir zemini yaratmaktır” diye düşünenler de var” şeklinde konuştu.

Çok başarılı bir eylemdi

20 Kasım mitingine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Baş, mitingin en önemli tarafının miting ile birlikte Türkiye’de korku duvarı kırılması olduğunu söyledi. “CHP, önce bu eyleme geleceğini açıkladığını, sonra da basıncı göğüsleyemeyrek ve katılmadı” diye konuşan Baş, “Çok doğru bir zamanda kritik bir eylem gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum” dedi. 20 Kasım mitinginin önemine vurgu yapan Baş, “Devlet merkezli saldırılara karşı, saldırılara uğrayan tüm kesimler ile dayanışma içinde olmayı, herkes kendisi açısından görev olarak önüne koymalı. İkincisi, herhangi bir karşı hamle örgütleyecek herhangi bir güç kim olursa olsun, bugün BHH olur, yarın HDP olur, yarın başka bir güç olabilir- kendisini ortaya koymanın ötesinde kendi dışındakilere de açık bir pozisyon alırsa, bu değerli bir şeydir ve herkes tarafından aynı biçimde değerlendirilmelidir. Bence fazla zorlamamak lazım” dedi.

‘Eylem birlikteliklerine ihtiyaç var’

Eylem birlikteliklerine daha fazla ihtiyaç olduğunu vurgulayan Baş, “Esas amaç bu iktidarı bir an önce devirebilecek bir gücün, bir faaliyetin örgütlenmesidir. Ama biraz yeniden birbirimizi tanımamız, ısınmamız, dilimizin ortaklaşması gereken bir evredeyiz demek ki. Diğeri, yapabileceklerimizden de bizi geri düşürebilir. Ondan kaygı duyuyorum. Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği kurduk. Bir tane eylem yapamadık ki! Bunu oturup değerlendirmek gerekiyor. Küçümsemeyelim” şeklinde konuştu.

’20 Kasım mitingi önemliydi’

Her kurumla aynı düşünmek zorunda olmadıklarını ifade eden Baş, “Hatta zaman zaman eleştiriyoruz. Bazen aramız açılıyor, bu konularda da eleştiri alıyoruz” dedi HDP’nin doğrudan iktidarın hedefi haline geldiği vurgulayan, Baş, “Eşbaşkanları, grup başkan vekili, milletvekilleri, belediye eşbaşkanlarının tutuklu olduğu bir noktada, “HDP ile aynı programa sahip değiliz, yanyana gözükmeyelim” gibi bir kaygı geliştirmek de çok anlamsız. Yapabileceğimizin en ilerisini yapma noktasında pratik pozisyon alalım, söylemin ötesine geçelim. Biraz önce söylediğin önemli, kime sorsan “Cephe gerekli” diyor. Ama öyle havada duruyor. O olmadan da sanki hiçbir şey yapılamazmış gibi geliyor. Yapabileceklerimizi yapalım. Geride kalan dönemde önemli adımlar atıldığını düşünüyorum. Cumhuriyet gazetesinin önündeki ortak eylem önemli bir eylemdi, 20 Kasım mitingi önemliydi” dedi. Baş, BHH’nin önümüzdeki hafta yürütme kurulunu toplayacağını söyledi.

‘Püskürtebiliyoruz’

AKP’nin çocuk istismarını meşrulaştıran önergesine ilişkin de konuşan Baş, “Meclis’teki yasa tasarısının esasında kadınlar tarafından engellenmesi çok önemli. Demek ki, iktidar aslında o kadar da güçlü değilmiş. İktidarın en güçlü olduğu, istediği her şeyi yapabildiği bir dönemde, doğru noktalarda kararlı ve inatçı bir duruşla iktidarı püskürtebiliyorsunuz. Bunu görmüş olduk. Ben genel eğilimin bu olduğu kanaatindeyim. Kadınlarda, gençlerde, Kürtlerde, laik cumhuriyetçi kesimlerde, üniversitelerde bunu hissediyorum. “Yeni bir Gezi geliyor” demek iddialı bir laf olur” dedi. AKP’nin toplumsal tepkiden korktuğunu belirten Baş, “Gezi öncesi toplumsal psikoloji, siyasal bakış, insanların ruh hali, birbirleri ile konuştuklarına baktığımızda çok benzer bir tablo olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bu birikimin umut verici olduğunu görüyorum. İktidarın yıkılışına giden süreçte bu birikim umut vericidir hepimiz açısından” diye konuştu.