Köşe yazarlarıManşet

Tecavüz yasası


‘Devletler kişiye özel ve keyfi bir iş yapmazlar’ diye bilinir burjuva hukukunda. Bu hukuka da ne kadar uyarlar tartışmalı ama yine de genelde yapmazlar. Gerçi meseleyi belirleyenler, her zaman istisnalar ve istisnaya ilişkin tutumdur ama biz gene de bu durumun genel olarak geçerli olduğunu kabul edelim. Bize hukuk dersinde anlattıkları budur. Yani, Roma’da imparatorun kendi atını vatandaş ilan etmesi gibi hukuki biçimsel olarak doğrudur. Fakat bu, içerik olarak ‘kanun olmayan kanunlar’, yani ‘kişiye’ özel uygulamalar çok enderdir ve ama uygulamalar bin yıldan fazla geldiyse demek ki istisnadır. O zaman biz ‘Devletler kişiye özel bir şey yapmazlar.’ kuralını kabul etmeliyiz.

Bu yüzden tecavüz yasasının bir tarikat şeyhinin kurtuluşu için olduğuna inanmamalıyız. Böyle olsa bile, bu, yukarda açıkladığımız gibi istisnai bir durumdur ve yinelemeli ki bu, aslında genel durumun analizini ortadan kaldırmaz. O zaman devlet bunu, yani küçük yaşta tecavüzcüsüyle evlenme yasasını neden çıkartmak istemektedir? Bu yasa kime hizmet edecektir ve hangi amacı gütmektedir?

Bu yasa, açıkça tamamen bir ‘erkek’ yasasıdır. Tekrar sorulara dönersek, bu tesadüf müdür? Yani hemen kıyısında, ‘Cinsiyet Özgürlükçü bir Paradigma’ devrimini yaşayan Rojava devriminin yanı başında, doğrudan kentleri ortadan kaldıran bir saldırının hemen ertesinde, bu yasa sadece tek bir ‘şeyhin’ keyfine indirgenebilir mi?

Bu tesadüf olmayan, doğrudan, daha önceki ve sonraki tecavüzcülere, erkeğe yönelik bir yasadır. Cinsiyet özgürlükçü paradigmanın karşısında iktidarın tavrını gösterir. Burada evlenme bile formalitedir ve sadece tecavüz aklanmasıdır. Devlet kurumsal yapısıyla nasıl aşkı ve sevgiyi kurumsallaştırmaya çalışıyorsa, aynı şekilde tecavüzü yasallaştırmaktan başka bir şey yapmamaktadır. Yıkılan kentlerin, yaşamların ve kültürün ortasında birbirleriyle toplumsal bir dayanışmanın aksine, güçsüz ve zayıf kalanın son dayanaklarının da elinden alınacağı günlerin habercisidir. Herkesin herkese tecavüz edebileceği korkusu, sadece kadınların dehşetli bir korku ile birlikte yaşaması dışında, erkeklerin de sürekli tecavüzcü zannedileceği bir paranoya dünyası yaratır.

İktidarın istediği de tam da tecavüzün yaratacağı bu paranoya duygusudur. Bu paranoya duygusu toplumsal özgürlüğün dinamiği olan kadınları her yerde ve her zaman daha fazla kapatmaya zorlar. Bir yanda, bu erkek olanı, yani iktidarı değiştirmeye çalışan kadın özgürlük hareketi, öte yanda, özellikle bu coğrafyada onların bu özgürleşmesini, erkeğe, daha da kötüsü kendi tecavüzcüsüne bağlayarak durdurmaya çalışan erkek iktidarı. Bu yüzden bu yasa, bir kişinin değil, bütün değişimin, özellikle Rojava’da yaşanan kadın devrimine karşı erkeklerin karşı devrim hamlesidir.

Lağım taştı. Kokuyu duyuyor musunuz?