ManşetPolitika

AP’den müzakereleri dondurma kararı


AKP iktidarının OHAL ve KHK’ler ile siyasi parti yöneticilerine, milletvekillerine, derneklere, vakıflara, basın kurumlarına operasyon yapması, seçilmiş belediyelere kayyum atamasına tepki gösteren AP, ‘müzakereleri dondurma’ kararı aldı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AB Bakanı Çelik kararı tanımadıklarını belirtti

Avrupa Parlamentosu (AP), AB ile Türkiye arasında 3 Ekim 2005’te başlatılan üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasına karar verdi. ‘Dondurulmasın’ diyenlerin sayısı sadece 37 kişi oldu. 479 oyla kaldırılması tasarısı kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Bu oylamanın bizim nezdimiz de hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur” demesinin ardından AP Türkiye’yi oyladı. Yapılan görüşmeler sonunda 479 parlamenter müzakerelerin dondurulmasını istedi.

37 kişi devam etmesini istedi. 107 parlamenter çekimser kaldı. Karar metnine son anda, Erdoğan’ın Lozan Anlaşması hakkındaki açıklamalarının AP için “kaygı verici” olduğu ifadesi de eklendi. AP’de sekiz grubun verdiği karar tasarılarından üretilen ve dokuz maddeden oluşan ortak karar metni, bağlayıcı olmamakla birlikte siyasi açıdan önemli ve yol haritası niteliğinde bir belge. AP, Birlik üyelerinin bu metni görmezden gelemeyecek olmasından hareketle ‘geçici dondurma’ çağrısının önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesini umuyor. Bu bağlamda, 15-16 Aralık’ta AB liderlerini Brüksel’de bir araya getirecek olan zirveden çıkacak olan karar, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından kritik öneme sahip olacak.

Kriterler bekliyor

Türkiye 1950’lerden bu yana AB’nin kapısını aşındırıyor. AB müktesebatına uyma sözü verdiği halde yasalarını AB müktesebatına uydurmayan Türkiye’ye “adaylık statüsü” ancak 1999 Helsinki Zirvesi’nde verilmişti. Ekim 2005 tarihinde Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerine başlamıştı. Türkiye 2016 için verdiği kriterlere uyma sözünü de tutmadı. AB 72 kriter önermişti. Kriterler yerine getirilse 2016’da AB vize serbestisi getirecekti. Ancak AKP, Kürtlere yarayacağı gerekçesiyle vize serbestisi 72 kriterin 7’sini yerine getirmedi. Kriter gerilimine, OHAL ve KHK’lar ile alınan kararlar da eklendi. Belediyelere kayyum atandı, milletvekilleri hapse atıldı, dernekler, vakıflar kapatıldı. Cezevinde işkence şikayetleri arttı. İdam cezasının getirilmesi için Erdoğan ve ittifak kurduğu MHP Lideri Devlet Bahçeli yoğun çaba sarfetti.

Tasarı 9 maddeden oluşuyor

AP’de oylanan karar tasarısındaki vurgular şunlar:

* MÜZAKERELERİ DONDURUN: OHAL kapsamında devreye sokulan orantısız önlemler güçlü şekilde kınanıyor.

* OHAL ŞARTI: AP, OHAL kapsamındaki önlemlerin devreden çıkması durumunda kendi pozisyonunu gözden geçirme taahhüdünde bulunuyor

* İDAM CEZASI UYARISI: Türk hükümetinin idam cezasını tekrar devreye sokması halinde bunun katılım sürecinin resmen askıya alınmasına neden olacağı yineleniyor.

* VİZE MESAJI: Türkiye’nin vize muafiyeti için gerekli olan, bazıları özel öneme sahip, 72 kriterden 7’sini karşılamadığı not ediliyor.

* GÜMRÜK BİRLİĞİ ATFI: Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin Türkiye için önemli olduğu not edilirken bu doğrultudaki çalışmaların askıya alınmasının ülke için ciddi ekonomik sonuçlar doğuracağının altı çiziliyor.

* MALİ YARDIM VURGUSU: AB Komisyonu’na, Türkiye’ye katılım öncesi fonlardan 2017’de aktarılması öngörülen kaynağa ilişkin rapora son gelişmeleri yansıtma ve sivil topluma mali desteğin artırılma olasılığını inceleme çağrısı yapılıyor.

* ADLİ DESTEK ÇAĞRISI: AB Komisyonu, AK ve Venedik Komisyonu Türk yetkililere ek adli destek sunma konusunda teşvik ediliyor.

* SİYASİ İRADE ELEŞTİRİSİ: AB-Türkiye ilişkilerinin her iki taraf açısından stratejik önemde olduğunun altı çiziliyor. Türkiye’nin AB’nin önemli bir ortağı olduğu onaylanmakla birlikte işbirliği isteğinin iki taraflı olması gerektiği belirtiliyor. Türk hükümetinin eylemlerinin ülkeyi Avrupa yolundan başka yöne çektiği kaydedilerek Türkiye’nin siyasi irade göstermediğine inanıldığı vurgulanıyor.

AB kapısı serüveni

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci, 1963 yılında Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ortaklık anlaşması imzalamasıyla başladı. 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara Anlaşması imzalandı. Ankara Anlaşması ortaklık yaratan bir anlaşmadır. Bunu 1970 yılında imzalanan Karma Protokol izlemiştir. Türkiye 1987 yılında tam üyeliğe başvurdu.1999 yılında AB üyeleri tarafından aday olarak kabul edilen Türkiye, 2005 yılında tam üyelik müzakerelerine başladı. Birçok fasıl açıldı kapandı. Ancak Türkiye demokratikleşmeyi içeren fasıllarda ayak sürdü ve şartları yerine getirmedi. Örneğin Terörle mücadele Yasını değiştirmemek için çeşitli yollara başvurdu. Ordunun ve polisin siyaset üstündeki etkisini sıfırlamadı.

Karara CHP’den itiraz

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Avrupa Parlamentosu’nun (AP), Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile sürdürdüğü müzakerelerin geçici bir süreliğine dondurulmasını tavsiye edilmesine ilişkin, “Türkiye’deki demokrasi mücadelesine yardımcı olmak için alınmış bir karar değil” dedi. Yılmaz, “Biz ‘tek adam rejimi’ diyoruz veya başkanlık tartışmalarında AB’nin karışmaması için hükümetin eline de bir koz vermiş oluyorlar. Bunu yanlış buluyoruz. Tabi hükümetin uygulamaya koymak istediği idam cezası, ayrıca OHAL uygulamalarının da bunda etkisinin olduğu açık.”

AP’nin kararına Türkiye’den ilk tepki

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye ile ilgili verdiği karar için Ankara’dan art arda açıklamalar geldi. Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Bülent Gedikli art arda yaptıkları açıklama ile AP’nin aldığı karara tepki gösterdi.

Avrupa Parlamentosu’nun kararıyla ilgili olarak gazetecilere açıklamalarda bulunan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, kararı tanımadıklarını belirterek, “Avrupa Parlamentosu prensip olarak demokratik ilkeleri temsil eden bir kurum olarak görünür. Demokratik açıdan ciddi işlere imza atmıştır. Ne yazık Türkiye söz konusu olduğunda demokratik perspektif kayboluyor” dedi.

Yıldırım: AP kararının hiçbir önemi yok

Başbakan Binali Yıldırım, Avrupa Parlamentosu’nun üyelik müzakerelerini durdurma yönündeki kararı “Bu kararın bizim açımızdan hiçbir bir önemi yok. AB ile ilişkiler zaten de böyle aman aman çok sıkı fıkı ilişkiler değil. AB, güvenlik için Türkiye vazgeçilmez derken eften püften nedenlerle böyle kararlar almış olması tam bir çelişkidir” dedi.

Saray’dan Twitter üzerinden tepki

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Bülent Gedikli, Twitter hesabı üzerinden şu açıklamayı yaptı: “AP müzakereleri dondurma tavsiye kararı ile aynı dakikalarda politika faiz artışı haberi… Bundan sonraki süreç daha büyük oranlı faiz artırımına gerekçe yaratmak için manipüle haberler olacak. Türkiye’ye geçmişte aynı oyun oynandı.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’yle üyelik müzakerelerine başladığında 15 Aralık 2004’te birçok dilde ‘Evet’ yazan pankartları açmıştı.

Türkiye baş aşağı gidiyor

Avrupa Parlamentosu’nun kararını değerlendiren HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen “Bu noktaya geleceği belliydi” yorumu yaptı. Bilgen “‘Avrupa kaybeder’ gibi popülist bir söylem 80 milyona bedel ödetmektir” dedi. HDP Milletvekili Hişyar Özsoy da alınan kararda milletvekillerinin tutuklanmasının belirleyici olduğunu ve yeni yaptırımların yolda olduğunu söyledi ve ekledi: “Bu Avrupa Birliği’yle Türkiye arasında uzun dönemdir aşağıya doğru inişte önemli bir kırılmadır. Müzakere sürecinin dondurulması kararı ekonomik krizi daha da derinleştirir. Bu arada Avusturya, Türkiye’ye silah ambargosu kararı aldı. Başka ülkelerden de benzer kararlar gelecek. Milletvekillerinin tutuklanması bu kararın alınmasında belirleyicidir.”