EmekManşet

Bir dönem Axa Zêr idi


Özelleştirme, taşeronluk, güvencesiz ve ucuz işgücüne dayalı kapitalizmin en vahşi uygulamalarının dayatılması sonucu Şirvan’da insanlığı toprak altında bıraktılar. Şirvanlılar, maden ocağının Axa Zêr denen doğayı yok ettiğine, hayatlarını kararttığına dikkat çekti

Şirvan’da Ciner Grubu’na ait madende meydana gelen göçükte yaşamını yitiren emekçilerin yakınları, maden ocağının önce köydeki yaşamı ve doğayı katlettiğini, daha sonra ise gençlerini kendilerinden kopardığını dile getirdi. Köylüler madenle birlikte bir dönem Axa Zêr (Altın Toprak) denen toprakların mahvedildiğini söyledi.

Sêrt’in (Siirt) Şirvan ilçesi Maden Köyü’nde Ciner Grubu’na bağlı Park Elektrik AŞ. Şirketi’ne ait bakır maden ocağında meydana gelen göçükte insanlık toprak altında kaldı. Bir işçinin daha cenazesine ulaşıldı. 9 işçiye bir haftadır ulaşılamadı. Göçük faciasının ardından maden ocağına akın eden aileler, günlerdir çaresizce bekliyor. Soğuk havada yaktıkları ateş etrafında arama faaliyetlerini seyreden aileler, maden ocağının hayatlarını kararttığını dile getirdi.

Maden Köyü’nden İstanbul’a göç eden Fazıl Yakaran, göçük haberini alır almaz akrabalarına destek için doğduğu köye geldi. “Yazık oldu bu gençlere” diyen Yakaran, köyünde yaşanan değişim karşısında şaşkın kaldığını ifade etti. Yakaran, köyünü tanıyamadığını, maden ocağının köyün bütün güzelliğini yok ettiğini dile getirdi.

Ermenilerin Madan dediği köylerinde 300 yıl önce altın çıkarıldığını bildiklerini anlatan Yakaran, “Kürtçe bu yere Axa Zêr (Altın Toprak) derlerdi. Burası Ermeni köyüymüş. Ermeniler buraya Madan diyormuş. Ermeniler 300 yıl önce buradan altın çıkarmışlar. Onlara ait tüneller halen mevcut. 1915 tehcirinde köylerinden çıkartıldılar, ama nereye götürüldüler bilmiyoruz. Köyün ortasında büyük bir kilise vardı, biz çocukken orada oynardık. Yukarısında da küçük bir kilise ve yanında bir mezarlık vardı. Ermenilerin yaptığı çeşmeler vardı, biz çeşmelerden su içerdik” dedi.

Yakaran, Ermeni tehcirinden sonra köyün uzun süre boş kaldığını söyleyerek, şuan köyde kalanların 1953’te buraya yerleştirildiğini söyledi. İlk 1967 yılında köylerinde zemin araştırması yapıldığını aktaran Yakaran, “Köyün aşağısında 1983 yılında devlet tarafından sondaj yöntemiyle bakır çıkartılmaya başlandı. Ardından burası Eti Bank’a devredildi. Birçok yabancı şirket de burayla ilgilendi. 1990’lara doğru maden kapatıldı” dedi.

Mezarlığı dahi yok etmişler

Ciner Grubu tarafından gönderilen bazı mühendislerin köyde zemin araştırması yaptığını kaydeden Yakaran, mühendislerin köyden ayrılmasının ardından köyün kamulaştırıldığını belirtti. Köylülerle beraber evleri satmak için mecbur kaldıklarını ifade eden Yakaran, ardından ailesi ile beraber İstanbul’a gittiğini ifade etti. Yakaran, “Biz İstanbul’a gittikten sonra burada yaşayan insanlar Madan Dağı karşısındaki Girê Şinê Dağı’nın yamacında yeni evler yapmışlar. Bütün evleri yıktılar. Köy mezarlığı da kamulaştırılan yerler arasında olduğu için 200’ü aşkın mezar taşındı. Ormanlık alandaki bütün ağaçlar kesildi” diye anlattı. SÊRT