HaberManşet

Olayın tanığı konuştu: Mahsun’un silahı şarjörsüzdü!


Amed Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledildiği gün olayın tek tanığı olan Uğur Yakışır konuştu. Yakışır, sokağın başına doğru istenerek ve bilinçli getirildiklerini ifade ederek ayağından, ensesinden ve elinden yaralandığını belirtti. Mahsun Gürkan’nın silahı şarjörsüzdü diye konuşan Yakışır, Elçi’nin Japon Pasajı yönünden bir suikast ile öldürüldüğünü söyledi

Amed Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin Amed’in Sûr İlçesinde Dört Ayaklı Minare’nin önünde basın açıklaması yaptıktan sonra başından silahla vurularak katledildiği olayın neredeyse tek tanığı olan Uğur Yakışır, Fırat Haber Ajansı’na (ANF) konuştu. 28 Kasım 2015’te Tahir Elçi’ni katledildiği günü ve yaşadıklarını anlatan Yakışır, Elçi’nin bir suikastçi tarafından katledildiğini söyledi. Yaşamını yitirmesinin üzerinden 1 yıl geçen Elçi’nin katledildiği gün Uğur Yakışır ile Mahsun Gürkan, yoğun ateş altında Dört Ayaklı Minare yönüne koşarken görüntülere yansımıştı.

‘Taksicinin polis olduğunu anladık indik’

Olayın tanıklarından Mahsun Gürkan, Amed’in Sûr İlçesinde 4 ay boyunca devam eden “Sokağa çıkma yasağı” sırasında yaşamını yitirdi. Uğur Yakışır, olayın Mahsun Gürkan ile amcasının oğlu olan Süleyman Yakışır’ın cenaze töreninden dönerken Yenikapı Mezarlığı önünde bekleyen taksiye bindiklerini taksicinin polis olduğunu anlayınca indiklerini söyledi. Yakışır, arkadan gelen ikinci taksiye bindiklerini bu taksici tarafından da oyalanarak istenerek ve bilinçli olarak olay yerine getirildiklerini kaydetti.

‘Elimde telefon vardı’

Yakışır, yaşanan olayın ardından “Silahımın mermisi bitmiş halde Dört Ayaklı Minare’ye doğru koşmaya devam ediyordum. Diğer elimde de cep telefonumu tutmuştum. Zaten görüntülerde de elimde cep telefonumu tuttuğum görülüyor. Bu biçimde koşarken hem karşıdan hem de arkadan yoğun atış altındaydım. Bana ateş eden polislere doğru yaklaşınca mermim bittiği için elimdeki silahı polislere doğru fırlattım. Bu sırada koşmaya devam ediyordum. Ben geçerken Dört Ayaklı Minare’nin orada birinin yerde yattığını fark ettim. Tabi kim olduğunu bilmiyordum. Mahsun arkadaş da zaten benim önümden koşup geçmişti. Ben koşarak, Kilise sokağına doğru geçtim” diye aktardı.

‘Ensemden, elimden ve ayağımdan yaralandım’

Koşarak ilerlemeye devam ettikten sonra Mahsun Gürkan ile karşılaştığını ifade eden Yakışır, “O da Dört Ayaklı Minare mevzisi dediğimiz mevziyi geçip yukarıdan bana bakmak için geri dönmüştü. Ben atışlar altında elimden, ensemden ve ayağımdan yaralanmıştım. Mahsun arkadaş hiçbir mermi almamıştı, sağlamdı. Zaten burada bana arabada şarjörünü düşürdüğünü hiçbir mermi sıkmadığını anlattı” dedi. Yakışır, Mahsun Gürkan’ın kendisine koşarken birinin yanında düştüğünü gördüğünü söylediğini de belirtti.

‘Mahsun’un silahı şarjörsüzdü’

Yakışır, Tahir Elçi’nin katledilmesinde kendisine de ateş edip yaralayan ve Japon pasajı civarına konumlanmış olan bir suikastçı olduğunu söyledi. “Biz o ana kadar orada herhangi bir basın açıklaması olduğunu, bir grubun orada açıklama yaptığını, Tahir Elçi’nin de orada bulunduğu ve yaşamını yitirdiğini bilmiyorduk. Yine biz sokağa yöneldikten sonra tek mermi bile atamadık, çatışmaya giremedik. Zaten Mahsun arkadaşın silahı şarjörsüzdü” dedi.

‘Elçi, Japon pasajı yönünden suikast ile…’

Kaçarken, sokağa hakim olan Japon Pasajı yönünden suikast edilmeye çalışıldığını da sözlerine ekleyen Yakışır, “O yönden bana doğru hem tek tek atış yapılıyordu, hem de silahın sesi farklıydı. Tahir Elçi’nin buradan suikast ile öldürülmüş olma ihtimali var” dedi.