Köşe yazarlarıManşet

Benim de itirazım var Bir de ‘ilavem’ var


Aydın Engin dün köşesine aldı. Ben de bugün alıyorum.

“Bu toprakların ortak sahibi olan bizler;

AKP, CHP, HDP, MHP ya da başka partilere oy veren Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Laz, Süryani, Çerkes, Müslüman, Hıristiyan,
Yahudi, Sünni, Alevi, inançlı, inançsız bütün yurttaşlar, barış ve huzur içinde yaşayabileceğimiz bir ülke istiyoruz.

Savaş istemiyoruz, şehit istemiyoruz, çocuklarımızın ölmesini, öldürmesini, birbirlerine silah çekmesini istemiyoruz.

Düşman cephelere bölünmek, kardeşliğimizi, ortaklığımızı yitirmek istemiyoruz.

Ne darbe, ne vesayet. Ne diktatör, ne terör! İşimizde gücümüzde, huzur içinde, özgür yaşamak istiyoruz.

Kadın olduğumuz için hırpalanmak, tecavüze uğramak, öldürülmek, örtülüyüz diye aşağılanmak, şort giydik diye saldırıya hedef olmak, korku içinde yaşamak istemiyoruz. Kadın erkek hepimiz; inançlarımızı, dinimizi, kültürümüzü özgürce, eşitçe yaşamak istiyoruz.

Hangi suçla suçlandığımızı bilmeden, kimin adına, hangi hukuka göre karar verdiklerini bilmediğimiz mahkemelerce tutuklanmak, hapse atılmak; darbeyle, terörle hiçbir ilgimiz yokken yalan ihbarlarla, sahte delillerle sorgusuz sualsiz işimizden olmak, meslekten uzaklaştırılmak, çoluk çocuğumuzla açlığa mahkûm edilmek; barış deyince terörist, mağduriyet deyince hain ilan edilmek istemiyoruz.

Keyfi kararlarla malımıza mülkümüze el konmasını, emeğimizin hakkının, ücretimizin, maaşımızın elimizden alınmasını, evlerimizin, köylerimizin yakılıp yıkılmasını, çocuklarımızın eğitimlerinin aksamasını, gençlerimizin sokaklarda heba olmasını istemiyoruz.

Biz halkız, vicdanlı, iyi insanlarız; bizi tahriklerle kötücülleştirmeyin, kin ve nefret sözleriyle ayrıştırmayın, kana, ölüme alıştırmayın.

Savaş, ölüm, idam, çatışma, kavga istemiyoruz. Bu ülkeyi yönetenler, kaderimize hükmedenler!

Sizler; halkı sindirmek, özgürlükleri yok etmek için değil, biz yurttaşları barış, güven, huzur içinde yaşatmak için seçildiniz.

Bilin ki bu gidişe rızamız değil itirazımız var.

Bizi duyun!” Engin bildiriye ilişkin şu bilgiyi vermiş: “Tümüyle sivil, tümüyle değerli, tümüyle çok anlamlı bir eylem başladı. Benim de itirazım var!.. (Twitter dilinde ?benimdeitirazımvar oluyor).

Bu yurttaş eylemini başlatanlar çoğunuz için tanıdık. Yurttaş Girişimi. Hani yıllar önce “Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık” adıyla ünlenen o harikulade, o çok başarılı eylemi başlatan yurttaşlar yine kolları sıvamış.”

Eğer bu bildiriye destek bir kaç milyonu bulursa, bunun etkisi on milyonluk olur.

Çünkü şu anda, CHP’nin bir türlü radikal bir muhalefet konumuna geçmemesi, ortaya şöyle bir tablo çıkarıyor:

“FETÖ terörü” ile “PKK terörü” var ve bir de bunlara karşı savaş açan bir Saray var. Saray MHP’ye soruyor: FETÖ terörüne ve PKK terörüne karşı yapıp ettiklerime “itirazın var mı?” Bahçeli kırıtıyor: “İtirazım yok, rızam var.”

Saray CHP’ye soruyor: FETÖ terörüne ve PKK terörüne karşı yapıp ettiklerime “itirazın var mı?” Kılıçdaroğlu mırıldanıyor: “Şeyim var ama itirazım yok, rızam da var gibi yok gibi bir şey…”

Manzara böyle olunca, CHP’nin tabiriyle “faşist” rejim, toplumun HDP hariç “tümünü” temsil ettiğini ilan ediveriyor.

Yukarıdaki bildiriye ek olarak şu hususları tekraren dile getireyim:

Birincisi; FETÖ diye bir şey yok.

2002’de Hükümet kuran AKP’nin Gülen kanadı var. Diğer kanadın başı Erdoğan.

İkincisi “terörist PKK” diye bir şey yok. Saray’ın “eski muhatabı” olan PKK var.

İkincisi; FETÖ ile mücadele yok.

AKP’nin iki kanadı arasında iktidar kavgası var.

Üçüncüsü, “PKK terörüne karşı savaş” yok.

7 Haziran’da iktidardan düşen Saray’ın, 1 Kasım seçimlerini kazanmak için başlattığı savaş var.

Dördüncüsü, 15 Temmuz darbesi diye bir şey yok.

AKP’nin Gülen kanadını tasfiye etmek, Kürt özgürlük hareketini yok etmek ve kendi faşist iktidarını kurmak için bu kanada ve NATO ordusuna karşı hazırlanmış bir tuzak var.

Faşizmden kopuşun anahtarı bu saptamalardır.