Köşe yazarlarıManşet

El Bab satrancı


Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” kitabında “Kendi sorunlarını çözemeyen bir kişinin, kusurlarının acısını başkalarına çektirmeye hakkı yoktur” (İletişim Yay /11. baskı/s. 96) ifadesi dikkat çekicidir. Kendi sorunlarını çözemeyen ülkeler; kategorize ve standardize eden, özneyi yok etmeye dönük siyasetleriyle Bab, Qebesin, Halep gibi yerlerde halklara acı çektiriyor. Türkiye-ÖSO grupları, Rusya ve ABD’ye güvenerek, Obama ve Putin yönetimlerinin izin vermesiyle Cerablus, El Rai ve Dabık’tan sonra operasyon çemberini genişleterek El Bab’a yöneldi. Arapça anlamında da olduğu gibi Bab, birçok yönden stratejik kapı pozisyonundaydı.

IŞİD de, Suriye ordusu da, TSK-ÖSO da, Rojava güçleri de Bab’a stratejik anlam atfediyordu. Çünkü Bab kenti; Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt gibi Körfez Ülkeleri’nden gelecek petrol-doğalgaz hatlarının Türkiye üstüne ulaşmasını sağlayacak koridor alanlarından biriydi. Bab, Türkiye’nin Halep’e, ÖSO gruplarına erişiminde, dolayısıyla Halep’teki Suriye güçlerinin kuşatılmasında önemli kapıydı. Bab, Türkiye’nin Arap ülkeleriyle kara bağlantısı sağlayacak yerlerin başında geliyordu. Bab, ÖSO gruplarının Efrin’i kuşatma hedeflerini tamamlayacak alan olarak görülüyordu. Bab, Tabka ve Rakka’daki IŞİD karargahlarını örselemek, direncini azaltmak için önemli bir sahaydı. Bab, Rojava kantonlarının birleşmesi için hayati bir halka olmuştu.

Bu nedenlerle IŞİD; Tişrin, Minbic, Cerablus, Rai ve Dabık’ı kaybedince Bab’da yoğun tahkimat yaptı. Bab’ı beka koruma algısının sütunu yapmak isteyen AKP iktidarının Bordo Bereli birliği ve ÖSO, kasımın sonuna yaklaşılırken Qebasin, Qudayran, Kufayr, Hazwan, Kassar şeklindeki hattı alıp Bab merkezine bir-iki km kadar yaklaştı. Özellikle Qebesin gibi yerlerden binlerce kişi ambargo altında olmasına rağmen Rojava kentlerine göç etti. Suriye güçleri de güneyden Muqbila, Maran, Tall Maksur, Al Qatar, Ayyashiyah’a kadar ilerledi. Rojava güçleri ise Efrin tarafından Halisa, Tall Shar’a, Minbic tarafından da Kandarliyah, Jubb Al Barazi, Abu Hayj, Jubb Al Hamir, Mil Wiran, Bizzah hattını alarak Bab’a yaklaştı. Ancak Bab satrancı çetrefilleşince çakılıp hamlesiz kaldı.

Çünkü küresel güçler içinde ve konjonktürde oynamalar yaşanıyordu. Misal ABD, TSK Bab’ın ensesine namlu dayatana kadar destekledi. Fakat, YPG ile Rakka pazarlıkları vardı ve Fırat’ın Gazabı hamlesi duraksayabilirdi. Bu nedenle önce Kararlılık Operasyonu’nun ABD’li Sözcüsü Albay John Dorrian, Türkiye’nin Bab’a operasyonu bağımsız şekilde başlattığını, uluslararası koalisyon güçlerinin hava desteği vermediğini söylemek zorunda kaldı. (17 Kasım 2016/BBC Türkçe) Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Türkiye’nin Bab’a operasyonu sorulunca askeri faaliyetlerin koordine edilmesi gerektiğini söyleyip “Çabaların birbiriyle bağlantılı ve hizalı olmasını” istediklerini söyledi. (ABD ajansı VOA Türkçe /18 Kasım 2016) Yoksa ABD, hem Kürtleri KDP çizgisi gibi bir çizgiye çekmek, hiza vermek hem de Bab bölgesinde acaba Rusya ile Türkiye’yi kapıştırabilir miyim hesabıyla TSK-ÖSO’nun Bab’a sarkmasını teşvik etmişti. Rusya da izin vermişti.

Rusya’ya S-400 kartı

Ancak Rusya arada zorluyordu Türkiye’yi. Hava sahasını kapatınca TSK kayıp veriyordu. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Rusya ile S-400 savunma sistemi pazarlığı yaparak, uçuşlara izin koparmaya çalışıyordu. Türkiye, NATO üyesi olduğu için, savunma sistemini koparıp Rus S-400 gibi sisteme bağlamak Rusya için de stratejik safha olurdu. Ancak Halep gibi faktörler de vardı. Erdoğan, Putin’e Fetih El Şam’ı (El Nusra) Doğu Halep’ten çekeceği sözü vermişti. Bu yerine getirilememişti. Halep ve İdlib, Rusya’nın Suriye’deki üsleri için hayatiydi. ÖSO Bab çevresine kök salarsa Halep’in damarlarına kolayca saplanacaktı. Bu nedenle ekimin son haftası Rusya Suriye hava sahasını Türkiye’ye kapatmıştı. “Dışarıda sürüklenme” başlıklı analizimizde hava sahasını kapatmayı ilk biz yazmıştık. Pazarlıklarla yaklaşık üç hafta sonra Rusya izniyle 12 Kasım’da TSK uçakları Bab’a ilerleyen birliklere hava desteği sundu. Rusya 14 Kasım’da hava sahasını yeniden bloke etti. IŞİD de Qebasin’i 20 Kasım’da geri aldı.

Neden? Çünkü Rusya, İran ve Hizbullah güçlerinin ÖSO gruplarına operasyonundan sonuç almak istiyordu. Bunun için ekim sonunda Rusya Dış. Bak. Lavrov, Suriye Dış. Bak. Velid Muallim ve İran Dış. Bak. Muhammed Cevad Zarif, Moskova’da üçlü zirve yapmıştı. Akdeniz’e gönderilen Rusya’nın tek uçak gemisi Amiral Kuznetsov’dan, uçak gemilerinden ve Hmeymim Hava Üssü’nden kalkan Rus uçakları 13-19 Kasım arasında Halep ve İdlib’e 2014-2016 arasındaki en yoğun bombardımanını yaptı. Hastane, mahalle demeden bombaladılar ve 100’ü aşkın sivil de hayatını kaybetti. Kuzey kentlerini kaybetmese Rakka ve Musul kıskaca alınmasaydı IŞİD Bab’da uzun süre direnebilirdi. Ancak artık bu takati gösteremez ve görünen o ki kente ilk giren güç Bab’ı hızla düşürecek.