Ekoloji

Doğayı kandırmak öyle kolay mı?


Bir yandan Paris İklim Anlaşması’nı imzalayan, diğer yandan Marakeş’te iklim üzerine yeni tartışmalar yapan dünyanın efendileri, diğer yandan da başka ülkelerde kömüre yatırım yapıyor; eski teknolojileri ihraç etmeye devam ediyorlar

Doğal Varlıkları Koruma Konseyi’nin (NRDC) raporuna göre dünyanın en büyük ekonomilerine sahip ülkeler, başka yerlerdeki kömürlü termik santrallere, kömür madenciliğine ve altyapısına milyarlarca dolar yatırıyor. Dünyanın en büyük kirleticileri, bir yandan Paris Anlaşması’nı onaylayıp karbon salımını azaltma taahhütleri verirken, diğer yandan da başka ülkelerdeki karbon kirliliğinin önünü açıyor. Geçen dokuz yılda kömürün gelişimi için toplam 76 milyar dolarlık yatırım yapıldı. Önümüzdeki dönemde 24 milyar dolarlık kirli yakıt finansmanı planlanıyor.

Milyarlarca dolar

“Karbon Kapanı: Uluslararası Kömür Finansmanı, Paris Anlaşması’nın ve Temiz Enerji’nin Önünü Tıkıyor” başlıklı rapor, 14 Kasım’da, Fas’taki İklim Zirvesi’nde açıklandı. Doğal Varlıkları Koruma Konseyi ve Uluslararası Oil Change’in hazırladığı rapora göre geçen dokuz yılda, başta Çin, Japonya, Almanya, Güney Kore ve ABD olmak üzere G20 ülkeleri, Vietnam, Güney Afrika, Avustralya ve Endonezya gibi ülkelerde kömürün gelişimi için 76 milyar dolar yatırım yaptı.

Bu raporun beşte dördünü Çin, Japonya, Almanya ve Güney Kore gerçekleştirdi. Kömür finansmanından en fazla pay alan ülkeler ise Endonezya (11 milyar dolar), Vietnam (10 milyar dolar) ve Güney Afrika (7 milyar dolar). Rapordaki diğer ilginç tespit ise Endonezya ve Güney Afrika’nın kömür finansmanının yüzde 2’sinden faydalanmış olması. Bu tespit, ‘fakir ülkelerin enerjiye erişimini artırma’ yönündeki açıklamaları da çürüttü. Ayrıca, ortaya çıkan rakamların, gerçek değerlerin altında bile olabileceği belirtildi. Çünkü, şeffaf olmayan kurumlar, fosil yakıtlara verilen desteği saklıyor. Raporda, Paris Anlaşması’nda yer alan, küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutma hedefine ulaşmanın tek yolunun dünyanın fosil yakıtlardan aşamalı olarak kurtulması olduğu vurgulandı. PARİS