Yaşam

Kalsak hastalıktan, gitsek çetelerden…


Suriye’deki savaş nedeniyle topraklarından Adana’ya göç etmek zorunda kalan mülteci kadınlar, kışın gelmesiyle şartlarının daha da ağırlaştığını belirterek, “Bu dünyada herkese yer var ama niye bizim için dar” diye isyan ediyor

Suriye’deki iç savaşla birlikte milyonlarca insan, ülkelerini terketmek zorunda kaldı. Türkiye’nin birçok bölgesinde zor şartlar altında hayata tutunmaya çalışan sığınmacıların en yoğunlukta yaşadıkları yerlerden biri olan Adana’da kışın gelmesiyle birlikte yaşam iyice zorlaşmaya başladı. Yüreğir ilçesine bağlı Koza ve Yeşilbağlar mahalleleri arasında boş bir arazide kurdukları naylon çadırlarda kalan sığınmacıların yüzde 70’ini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Hastalık ve yoksullukla boğuşan sığınmacılar, devletlerin kendilerini politik malzeme olarak kullanmasına ve insan hayatına değer verilmemesine isyan ediyor.

‘Lağım suyu ortasındayız’

6 çocuğu ile birlikte derme çatma çadırda yaşayan Mecida Radya, “Günlerdir çocuklarım aç ve ne yapacağımı bilmiyorum, çocuklarımızı nasıl ısıtacağız, üzerlerine giydirilecek hiçbir şey yok, çadırlarımız çamur içinde, insan gibi yaşamak istiyoruz. Kış geliyor ortalık çamur deryasına dönecek ve çocukların hepsi çıplak, ne bir battaniye ne de bir halı. Belediye hiçbir şey yapmıyor. Lağım suları çadırların içine kadar giriyor, çocuklar lağım sularında yüzüyor. Lütfen bize yardım edin” diye konuştu.

Bir yaşındaki bebeği sağlıksız koşullar nedeniyle hasta olan Vatha Ahmed ise “Eşim sakat ve 5 çocuğumuz var hepsi çok küçük, en küçüğü de 1 yaşında aç olduğunda hep ağlıyor ben kahroluyorum elimden bir şey gelmiyor lütfen yetkililer bize yardım etsin çok perişanız. Burada yaşayan tüm çocuklar hasta, kimi mikroptan, kimi de yetersiz beslemeden. Ülkemize dönsek İŞİD kellemizi kesiyor burada kalsak açlıktan ve bakımsızlıktan öleceğiz, ne yapacağımızı bilmiyoruz, dünya bize niye dar” diye kaydetti.

‘Çocuklarım ölmesin’

Havva Huso da hasta olan çocukları için destek bekleyen mültecilerden biri. “Bebeğim iki yaşında olmasına rağmen hala bir yaşında bedene sahip, gözlerimin önünde eriyor. iki çocuğumun da hastane ortamında tedavi görmesi gerekiyor ama biz ilaçlarını dahi alamıyoruz” diyen Havva şunları dile getirdi: “Bunca sorun yetmezmiş gibi bir de kış geliyor ne giyecek ne de yiyecek, korunacak bir şeyler var işte yok hem bize çok kötü davranıyorlar. Çalışanlara da çok az yevmiye veriyorlar ona bile razıyız ama artık bizi işe de götürmüyorlar. Belediye seyyar tuvaletleri getirdi ama bir alt yapısını hazırlamadı, tüm pislik çadırların içine kadar giriyor. Görüyorsunuz şu iğrenç manzarayı. Biz böyle olmasını istemedik bizi bu hale getirdiler şimdi insani koşullarımızın sağlanmasını istiyoruz.”

Filiz Zeyrek/Adana