Hak İhlalleriManşet

Licê Katliamı Davası’nda adalet yine ertelendi


Amed’in Licê ilçesinde 23 yıl önce 3’ü asker 13’ü sivil 16 kişinin katledilmesine ilişkin açılan ‘Licê Katliamı Davası’nın 8’inci duruşması görüldü. Davaya sanıklar katılmazken, mağdur ve tanıklar dinlendi. Mahkeme heyeti, avukatların önceki duruşmada 3 tanığın dinlenmesi talebini reddederken, dava ertelendi

Amed’in Licê (Lice) ilçesinde 1993 yılında dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın da aralarında bulunduğu 3’ü asker ve 13’ü sivil 16 kişinin katledilmesiyle ilgili açılan “Lice Davası”nın 8’inci duruşması, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Erol Dora, HDP İl Eşbaşkanı Mahfuz Güleryüz ile mağdur ve avukatlar katılırken, sanıklardan hiçbiri katılmadı. Duruşmada mahkeme heyeti, katliama ilişkin TRT’de yayınlanan görüntülerin ve bazı konuşmaların CD kayıtlarının bilirkişi tarafından incelendiği, raporun geldiği belirtilerek, başka illerde ikamet eden tanıkların ifadelerinin alındığı söyledi.

‘Askerler bizi çıkarıp evlerimizi yaktı’

Ardından tanık ifadeleri ile devam eden duruşmada, tanık Etem Özer sabah 08.40’ta evden çarşıya gitmek için çıktığını belirterek, “Evim ve jandarma arasında 400 metre mesafe vardı. Patika yolunda insanları gördüm evlerine dönüyordu. Askerler ‘olay çıkacak evinize gidin’ demiş. Ben de çarşıya doğru yürümeye devam ettim. Bir asker ‘Sen neden evine gitmiyorsun birazdan çatışma çıkacak’ dedi. Evime dönerken silah sesleri duymaya başladım. Akşama kadar silah sesleri devam etti. Helikopterden evlerin yakıldığını gördüm. Sonraki sabah askerler evlerden bizleri çıkartıp evleri yaktı.” dedi.

‘Atatürk zamanında sizi öldürseydi…’

Saldırı sırasında askerlerin herkese hakaret ettiğini anlatan Özer, “Rütbeli bir asker ‘Bu da o şerefsizlerden, evine girin yakın. Bir daha konuşursan kafana sıkarım’ dedi. Ben de askerlik yapıp geldiğimi söyledim. Amcam Mustafa Kemal’in askeri olduğunu söyledi. Rütbeli asker Atatürk’e de hakaret ederek, ‘Zamanında sizi öldürseydi bunlar yaşanmazdı’ dedi” diye konuştu. Daha sonra halkın askerler tarafından halı sahada toplandığını ve evlerinin yakılmaya devam edildiğini vurgulayan Özer, “Askerler evleri yakmaya devam ederek eşyaları yağmaladığını gördüm. Bu duruma engel olmalarını istedim. Askerlik fotoğrafımın üstüne ‘bu askerlikten dolayı evi yakmıyoruz TİT’ yazılı not vardı. Olay sırasında ve sonrasında Peşmerge kıyafetli kimseyi görmedim. Dayım ambulans şoförü ve cesetlerin üstünden bir çakı bile çıkmadığını söyledi. Sadece yöresel kıyafetli vatandaş vardı. Olaydan maddi manevi zarar gördüm” dedi.

‘Kamu görevlileri de suçlu’

İfadenin ardından avukatlardan Gül Kireçkaya, tanık olarak dinlenen kamu görevlilerinin de suçlu olduğunu belirterek, hepsi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ancak yalnızca iki kişi hakkında dava açıldığını kaydetti. Tanıkların beyanlarını doğru bulmadıklarını ve inceleme yapıp, beyanda bulunacaklarını da ifade eden Kireçkaya, o dönem Licê’de PTT’den gönderilen kargo kayıtlarının incelenmesini talep etti. Kireçkaya’nın bu talebi mahkemece reddedildi. Duruşmada söz alan diğer mağdurlar ise, yaşanan katliamın açığa çıkarılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep ettiklerini ifade etti. Savcı ise dosyadaki eksikliklerin giderilmesini talep etti.

Dava ertelendi

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı’ndan yaşanan olaya ilişkin yapılan tüm soruşturma dosyalarının gönderilmesine hükmederken, bir önceki duruşmada Deniz Baykal, Mithat Bereketli, Tayfun Taliboğlu’nun dinlenmesi talebini, davaya katkı sağlayamayacağı için reddetti. Rapor ve tanık ifadelerinin avukatlar tarafından incelenmesi için süre tanıyan mahkeme heyeti, davayı 16 Şubat 2017 tarihine erteledi.

‘HDP olarak takipçisiyiz’

Duruşma sonrası açıklama yapan HDP Milletvekil Erol Dora ise, davanın takipçisi olacaklarını belirterek, şunları söyledi: “1993 yılında yaşanan olaylarla ilgili yargılama yeniden yapılmakta. Mahkeme devam ediyor. Tabii ki normalde bu tür davaların yerinde görülmesi gereken hakim ilkesine aykırıdır, buralarda görülmesi. Temennimiz gerçek bir yargılamanın yapılması ve faillerin bulunması. Bizim talebimiz bu yöndedir. HDP olarak bu tür duruşmaların sonuna kadar takipçisiyiz.”