Haber AnalizManşet

‘Fırat’ın Gazabı’nda ilk aşamanın sonu


Kuzey Suriye ve Rojava’da devam eden operasyon ve çatışmalar çok kritik bir aşamaya gelmiş durumda. Önümüzdeki günlerde bölgede daha hassas gelişmelerin meydana geleceğine dair güçlü emareler var. Bölgedeki en önemli çatışmalar mevcut durumda Bab çevresinde ve Rakka’nın kuzeyinde yaşanmaktadır.

Bir yandan “Fırat’ın Gazabı Operasyonu” devam ediyor, diğer yandan ise, Türkiye’nin desteklediği gruplar, Bab’a yönelik hazırladıkları planı devreye koymaya çalışıyorlar. Bab çevresindeki gelişmelerin Rakka operasyonu kadar önemli ve kritik olduğunu belirtmek gerekiyor.
“Fırat’ın Gazabı” opeasyonunda iki koldan ilerleyen savaşçıları Belîx Çayı’nda birleşti. Bu şekilde çembere alınan köyler, DAİŞ çetelerinden kurtarılmış oldu.

ABD öncülüğündeki koalisyon uçakları operasyona destek sunuyor, ancak bu destek henüz Rakka’yı tümden DAİŞ’ten alabilecek düzeyde değil. Koalisyonun sağlayacağı imkanlar ve vereceği destek, operasyonun hızını da etkileyecektir.
Operasyonun hızı ve DAİŞ’in tamamen temizlenmesi biraz zaman alacaktır. Tabi bunda yeni ABD yönetiminin konumu da belirleyici olacaktır.

Ancak şimdiden “Fırat’ın Gazabı” operasyonunun Türkiye’nin bölgedeki planlarını çökerttiğini söyleyebiliriz. Önü kesilen Türkiye, Rojava ve Kuzey Suriye’nin “en zayıf noktası” olarak gördüğü Efrîn, Bab ve Mare hattında harekete geçti. Cerablus ve Rai işgaliyle başlatılan bu süreç Bab çevresinde devam ediyor.

Bölgede birçok köy DAİŞ tarafından anlaşmalı olarak Türkiye ve bağlı gruplara teslim edildi. Son örnek ise Bab’ın kuzeyindeki Qabasin beldesinde yaşandı. MİT elemanı olduğu bilinen ve “Türkmen” olarak tanıtılan Yusuf Şibli’nin öncülüğünde, “Qabasin Askeri Meclisi” ilan edildi ve belde işgal edildi.

Türk ordusu ve ÖSO son günlerde Bab çevresinde 41 Kürt köyünü DAİŞ’ten teslim aldı. Şimdi Bab’ın Türkiye’ye teslim edilmesi ve DAİŞ’in ise gücünü Rakka’ya toplaması planlanıyor. Türkiye bu amacına ulaşır ve Bab’ı her iki taraftan kuşatmaya alırsa, Minbic ve Efrîn’e de saldırabilir. Yaptıkları plan uzun vadeli ve tamamen savaş odaklıdır. Bu açıdan bölgede sıcak gelişmeler yaşanacaktır.

Kuzey Suriye ve Rojava güçleri de bu planın farkında. Türkiye’nin bu planını hayata geçirmesi oldukça güç. Ama Türkiye’nin başka seçeneği kalmadığı için bu gerilim devam edecek. Rojavalı güçlerin de buna seyirci kalmayacağı düşünüldüğünde bölgeyi oldukça sıcak ve önemli günler bekliyor.

Özetle; DAİŞ halen Rojava ve Kuzey Suriye için tehdit. Ama artık birinci tehdit değil. Şu an birinci tehdit Türkiye. Bu tehdit kendini dayattıkça savaş ve çatışma kaçınılmaz oluyor, olacaktır.

Amed Dicle / Rakka