Haber AnalizKültür-Sanat

Soldan geriye ne kaldı?


Hüseyin Aydost

Phoenix Yayınları’nın 10 ciltlik “Sosyal Demokrasi Kitaplığı”, zor zamanlarda demokratlar ve sosyal demokratları anlatan “Soldan Geriye Ne Kaldı?” isimli eserle tamamlandı.

Editörlüğünü James Cronin, George Ross ve James Shoch’un yaptığı kitapta, özellikle Britanya İşçi Partisi lideri olarak İngiltere’de üç dönem başbakanlık yapan Anthony Charles Lynton Blair, yani siyasetteki adıyla Tony Blair ve aynı dönemdeki Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder’in şahsında sosyal demokrasinin girdiği üçüncü yolu inceliyor.

Editörler, Tony Blair’in girdiği ve ‘başarılı’ olduğu iddia edilen yol öncesindeki “Demir Lady” Margaret Thatcher’ın yaptıklarına, yani Blair’in yolunu açan koşullara değiniyor uzun uzun. Elbette hem Thatcher, hem de ABD’deki başkanın çizgisine bakmak gerekiyor, böylesi analizlerde. Çünkü Anglo-Sakson politikalar, birbirinden mutlaka etkileniyor. Her ikisi sözüm ona aynı çizgi olmasa da.

Aynı yıllarda iki dönem Almanya’da başbakanlık yapan Schröder’i incelerken, öncülü sağcı Helmut Kohl’dan çok, yerine gelen sağcı Başbakan Angela Merkel ele alınmış. Sanki İngiltere’de kadın bir başbakandan sonra gelen Blair’e anıştırma olarak, Almanya’daki Schröder’in ardından iktidara gelen ve halen iktidarda olan bir başka kadın başbakan ilgi odağı olmuş.

Phoenix Yayınevi’nin 10 ciltlik bu devasa Sosyal Demokrasi Kitaplığı’ndaki diğer ciltlerinde, Sosyal Demokrasi’nin tarihsel gelişimleri, iktidara geldiği yerlerdeki icraatleri, Latin Amerika ve İskandinav ülkelerindeki pratikleri incelenmişti. Sol ve Sosyal Demokrasi konusunda Türkçe referans olacak bu ciltlere, kütüphanenizde yer ayırmanızda yarar var.

Neden derseniz? Avrupa’yı ve elbette ki dünyayı II. Dünya Savaşı’na götüren 1930’lı yıllara benzer bir dönemden geçiyoruz. Özellikle Avrupa olmak üzere Batı’da faşizm yükselirken, Sosyal Demokrat partiler de, (Jeremy Corbyn’in İşçi Partisi liderliğine seçildiği İngiltere örneğinde olduğu gibi) özüne, yani olması gereken sol çizgiye dönüyorlar.

Yani dünyanın hızla III. Dünya Savaşı’na doğru gittiği söylemi, içi boş bir laf değil. Kapitalizmin içine girdiği ve bir türlü çıkamadığı krizi aşmanın yolu olarak büyük çaplı savaş görülüyor. Irak ve Suriye’de yürütülen vekalet savaşıyla söz konusu III. Dünya Savaşı’nın başladığını iddia edenler bile var.

Irak ve Suriye’de yaşananları sadece petrol ve etnik ayrımlarla açıklamaya çalışırsak, eksik kalırız. O nedenle, yakın yüzyılımızı sınıfsal ve sol cenahtan öğrenmek için Sosyal Demokrasi Kitaplığı’na ihtiyaç var.